Hong Kong Üniversitesi'nden araştırmacılar, temiz enerji üretiminde büyük bir değişimi tetikleyebilecek yeni bir paslanmaz ultra-çelik türü geliştirdi. "SS-H2" adı verilen bu malzeme, deniz suyundan yeşil hidrojen üretimi için elektrolizörleri daha dayanıklı ve 40 kata kadar daha ucuz hale getirmeyi hedefliyor. Bilim insanları, bu malzemenin hidrojen teknolojisinin geliştirilmesindeki en büyük sorunlardan biri olan yüksek maliyetleri ve ekipmanların korozyon nedeniyle hızla bozulmasını çözebileceğini belirtti. Yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen elektrikle suyun ayrıştırılmasıyla üretilen yeşil hidrojen için deniz suyu büyük ve kolay erişilebilir bir kaynak olmasına rağmen, tuz ve klor elektroliz sistemlerinin parçalarını hızla tahrip etmektedir. Bu nedenle günümüzde titanyum gibi pahalı malzemeler kullanılmakta olup, bu durum üretim maliyetlerini önemli ölçüde artırmaktadır. Profesör Mingsin Huang liderliğindeki ekip, SS-H2 ultra-çeliği geliştirdi. Araştırma sonuçlarına göre, bu malzeme titanyuma benzer korozyon direnci gösterirken, üretim maliyetleri çok daha düşüktür. Yeni çeliğin yapısal parçaların maliyetini 40 kata kadar azaltabileceği ve bu sayede dünya genelinde yeşil hidrojenin daha yaygın ve ekonomik üretimini mümkün kılabileceği kaydedildi. Klasik paslanmaz çelik, korozyona karşı kromdan oluşan koruyucu bir tabaka kullanır. Ancak bu tabaka, su elektrolizi için gerekli olan yüksek elektrik voltajlarında zayıflar. Deniz suyuna dayanıklı en kaliteli alaşımların bile yüksek voltaj altında çalışma sınırlılıkları bulunmaktadır. Hong Kong Üniversitesi'ndeki ekip, "ardışık ikili pasivasyon" adı verilen yeni bir strateji geliştirdiğini açıkladı. Bu yöntemde, standart krom tabakasına ek olarak, belirli bir voltajda manganez bazlı ilave bir koruyucu tabaka oluşmaktadır. Bu ikinci tabaka, çeliğin çok yüksek voltajlara ve agresif koşullara bozulmadan dayanmasını sağlamaktadır. Manganezin daha önce çeliğin korozyon direncini azalttığı düşünüldüğünden, bu keşfin bilim insanlarını şaşırttığı aktarıldı. Bilim insanları, bu ultra-çelik koruma mekanizmasını geliştirmek için altı yıl harcadı. Birçok ülkede patent başvuruları yapıldığı ve anakara Çin'deki bir fabrikayla işbirliği sayesinde ilk ton SS-H2 telinin üretildiği belirtildi. Uzmanlar, yaygın kullanımdan önce ek geliştirmelere ihtiyaç duyulduğu konusunda uyarıda bulunsa da, yeni teknolojinin potansiyelinin çok büyük olduğunu vurguladı. Uzmanlar, SS-H2 ultra-çeliğin yeşil hidrojen endüstrisinin gelişimini önemli ölçüde hızlandırabileceğine inanıyor. Pahalı titanyum bileşenlerinin yerini alması durumunda, temiz enerji üretiminin çok daha uygun fiyatlı hale gelebileceği değerlendiriliyor. Birçok kişi, bu teknolojileri önümüzdeki yıllarda kirliliğin azaltılması ve sürdürülebilir enerji kaynaklarına geçiş için temel adımlardan biri olarak görmektedir.