Rus Gasprom ile Macar MOL arasındaki Sırbistan Petrol Endüstrisi (NIS) üzerindeki Rus hissesinin satışına dair görüşmeler devam ediyor. Sırbistan devleti, Rus hissesinin en az yüzde 5'ine talip. Şu anda bu durum en kesin olanı. Sırbistan hükümetinden ve Macaristan'dan gelen açıklamalara göre NIS ile ilgili gelişmeler için üç seçenek mevcut.

Yaptırımların devreye girmesinden bu yana, Sırbistan’a ait petrol şirketinin satışı hakkında en yoğun müzakerelerin yürütüldüğü izlenimi var ve Rusların sahibi olduğu yüzde 58.5 hisseyi bir başkasının devralması artık daha olası görünmekte. Ancak, Rusların NIS'teki tüm hisselerini mi yoksa bir kısmını mı satacağı, MOL’un gerçekten alıcı olup olmayacağı ve bu süreçte Sırbistan’ın neden yeniden devreye girdiği gibi pek çok soru hâlâ cevap bekliyor.

NIS'teki durumun çözümüne dair en az üç seçenek masada duruyor.

1. Tüm Rus hissesinin MOL’a satılması

Geçtiğimiz yıl Ekim ayında yürürlüğe giren yaptırımların ardından, ABD, Rusların NIS'ten tamamen çıkmasını talep etti. Ancak, bu yıl 23 Ocak'a kadar normal çalışma ruhsatı verildi ve bu durum, satış amacıyla müzakerelerin ciddiyeti adına bir işaret olarak değerlendiriliyor.

İş ve yatırım danışmanı Milan Kovačević, Rusların yalnızca NIS’in sahipliğinden değil, aynı zamanda bu şirketin yönetiminden de tamamen çıkmaları gerektiğini ifade etti.

2. Ruslar hissesinin bir kısmını MOL’a, bir kısmını ise Sırbistan devletine satacak

Macarların NIS’e girmekle ilgilendiklerini ilk kez açıkladıklarında, Rus hisselerinin yüzde 12’sini almak istediklerini belirtmişlerdi; bu durumda Ruslar çoğunluk hissesini kaybetmiş olacaklardı. Ancak, MOL’un tüm hissesini almak isteyip istemediğine dair herhangi bir açıklama yapılmadı.

Son zamanlarda Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić ve Başbakan Đura Macut’un beyanları, devlet olarak Rus hissesinin yüzde 5'ini alma isteğimiz olduğunu öne sürdü.

“Bu durumda, yüzde 34'lük bir sahipliğe sahip olacağız, bu sayede mali durum ve diğer konularda bilgi sahibi olabiliriz” diyen Vučić’in ifadeleri dikkate değer bulundu.

Kovačević, Sırbistan hükümetinin bahsettiği yüzde 5'lik Rus hissesinin öyle çok anlamlı bir oran olmadığını belirtti.

“Bu kadar küçük bir oranın, Macar şirketinin yan kuruluşu olacak bir şirkette yönetimsel anlamda önemli bir etki sağlaması düşük bir ihtimal. Şirketin içindeki devlet ve küçük hissedarlar da burada var. O nedenle, burada önemli bir etki sağlamak adına birkaç adım düşünülmesi gerektiğini ifade etti.

MOL ile bir anlaşma yapmanın iyi olabileceğini vurgulayan Kovačević, “MOL’un bir kısmını satın alması adına bir anlaşmaya vararak bizim de daha anlamlı bir pay sahibi olmamız gerektiği üzerinde durdu. Amacımız, devlete ait hisse ile küçük hissedarların payını topladığımızda, çoğunluğa sahip olabilmektir. Ayrıca, öncelikli satın alma hakkına da başvurulabileceğini belirtti, bu yönü niçin daha önce değerlendirilmedi?” dedi.

Enerji sektöründe MOL’un gücünü azaltmak için tüm imkanları kullanmak gerektiğine inanan Kovačević, “MOL doğru kararları verir ve yüzde 51’e sahip olursa, bizim için zor bir durum oluşacaktır,” ifadelerini kullandı.

Yatırım ve gelişim danışmanı Mahmud Buşatlı’ya göre, Sırbistan’ın NIS’te yüzde 5’lik bir hisse almasının devlete pek değişiklik getirmeyeceğini bildirildi.

“Cumhurbaşkanı Vučić, bu yüzde 5’lik artırmanın, NIS’i yönetmemizde bize yardımcı olacağı şeklinde bir yorumda bulunuyor ama bu bir saçmalık. Yüzde 20 ile de yönetimsel birey olabiliriz; 2008’den beri Rusya’ya geçen NIS’te yöneticilik yapan birçok insanlar, büyük paralar karşılığında hiçbir şey yapmadılar,” diyen Buşatlı, bütçeden bu nedenle para harcamanın gereksiz olduğunu ifade etti.

“Belki de bizim için en iyi yöntem, iyi gelir getirecek hisseler satın almak olacaktır,” dedi.

3. Ruslar hiçbir şey satmayacak, müzakereler başarısız olacak

Rusların, Ukrayna savaşının başlamasından bu yana hiçbir şey satmadığını hatırlatmak gerek. Eğer şimdi NIS'teki hisselerini satma kararı alırlarsa, bu istisnai bir durum olur. Rusların mülklerinin birçok ülkede dondurulduğu veya millileştirildiği de biliniyor.

Danışman, Venezuela'daki petrolün de devreye girdiğini ve burada hem Rusya’nın hem de Çin’in çıkarlarının bulunduğunu, ABD'nin de bu süreci nasıl yöneteceği noktasında zorluklar yaşayabileceğini öne sürdü. Kovačević, Rusların NIS'i satma kararını yeniden gözden geçirme ihtimalinin bulunduğunu vurguladı.

“ABD ile Rusya arasındaki ilişkiler artık ciddi bir şekilde bozuldu. Bu durum, Venezuela’nın Amerikan çıkarları açısından daha karmaşık hale gelmesine yol açtı,” diyen Buşatlı, bu durumun Ruslarla Balthazar ülkeleri arasındaki dengeyi etkileyebileceğini ifade etti.

Eğer Ruslar ‘Bunu mülk olarak tutmaya devam edeceğiz, ancak işimizi burada kapatacağız’ derlerse, bunun Sırbistan için ciddi bir sorun oluşturacağını düşündüren danışman, dünyadaki tüm güç dengeleri üzerindeki etkilerini de hatırlatmış oldu.