İran'ın dördüncü en büyük OPEC petrol üreticisi olması ve günlük üç milyon varilden fazla üretim yapması, küresel petrol ticareti için hayati öneme sahip Hürmüz Boğazı ile kıyısı bulunması nedeniyle, bölgedeki çatışmaların dünya ekonomisi üzerinde ciddi etkiler yaratabileceği belirtildi. Uzmanlar, İran'daki gerilimin petrol fiyatlarını önemli ölçüde artırarak küresel bir krize yol açabileceği konusunda uyarıyor.

Beyaz Saray'ın eski enerji danışmanı ve Rapidan Energy'nin kurucusu ve yöneticisi Bob McNally, CNBC'ye verdiği demeçte, petrol piyasasının Orta Doğu'daki tedarik kesintisi riskini uzun süredir hafife aldığını kaydetti. McNally, İran'ın ABD saldırısına vereceği yanıtın piyasaya yönelik tehdidinin tam olarak anlaşılamadığını vurguladı. Petrol vadeli fiyatlarının Pazar günü Doğu saatiyle 18.00'de işlem başladığında varil başına beş ila yedi dolar artabileceğini tahmin eden McNally, bunun büyük bir gelişme olduğunu ifade etti. Cuma günü Brent petrolün varil fiyatı yüzde 2,45 artışla 72,48 dolarda sabitlenirken, ABD WTI petrolü yüzde 2,78 artışla 67,02 dolardan günü tamamlamıştı. McNally, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı ticari gemiler için güvensiz hale getirerek petrol fiyatlarını varil başına 100 doların üzerine çıkarabileceğini belirtti. Ayrıca Tahran'ın, boğazdaki trafiği ciddi şekilde bozabilecek büyük mayın ve kısa menzilli füze stoklarına sahip olduğu bilgisini aktardı.

Kpler danışmanlık şirketine göre, 2025 yılında boğazdan günlük 14 milyon varilden fazla, yani toplam küresel deniz yoluyla petrol ihracatının üçte biri geçiyordu ve bu miktarın yaklaşık dörtte üçü Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore'ye gidiyordu. Çin, petrol ithalatının yarısını Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiriyor. McNally, Hürmüz Boğazı'nın uzun süreli kapanmasının kesin bir küresel resesyona yol açacağını değerlendirdi. Kpler'in petrol analisti Met Smith, Suudi Arabistan, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Katar'dan 20 milyon varilden fazla petrolün Basra Körfezi'nden ihraç edilmek üzere yüklendiğini açıkladı. Smith, bazı tankerlerin boğazdaki normal rotalarından saptığının gözlemlendiğini bildirdi. McNally, yedek petrol üretim kapasitelerinin Basra Körfezi ülkelerinde bulunduğunu ve bir kapanma durumunda bu kapasitelerin boğazdan geçemeyeceğini, bunun da piyasayı önemli miktarda petrolden mahrum bırakacağını kaydetti. Ayrıca dünya sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracatının yaklaşık yüzde 20'sinin, çoğunlukla Katar'dan, boğazdan geçtiğini ve bu miktarların kolayca telafi edilemeyeceğini ekledi. McNally, özellikle Asya ülkeleri gibi büyük petrol ve gaz ithalatçılarının Hürmüz'ün kapalı olduğunu fark ettiklerinde stok oluşturmaya başlayabileceklerini ifade etti. Boğazdan geçen petrolün sadece küçük bir kısmı alternatif rotalara yönlendirilebilir; Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz'e bağlanan bir boru hattı ve BAE'nin Umman Körfezi'ne ulaşan bir boru hattı mevcut. Kloza Advisors'ın baş danışmanı Tom Kloza, İran'ın Katar, Kuveyt, BAE ve Bahreyn'deki ABD üslerine füze saldırıları düzenlediği raporlarının Hürmüz Boğazı trafiğini etkileyebileceğini dile getirdi. Kloza, İran'ın komşu Basra Körfezi ülkelerine yönelik saldırılarının sigorta şirketlerinin boğazdan geçen tankerler için primleri önemli ölçüde artırmasına veya finansmandan çekilmesine yol açarak durumu değiştirdiğini ve baskı oluşturduğunu belirtti. ClearView Energy Partners araştırma direktörü Kevin Book, fiyatların aniden yükselmesi durumunda Trump yönetiminin stratejik petrol rezervlerine başvurabileceğini değerlendirdi. Mevcut ABD stratejik rezervleri yaklaşık 415 milyon varil seviyesinde bulunuyor. Book, müşterilerine gönderdiği notta, tedarik krizlerinde aksaklığın süresinin ve boyutunun anahtar olduğunu, Hürmüz'deki tam bir krizin ABD ve Uluslararası Enerji Ajansı üyelerinin stratejik rezervlerinin sağlayacağı telafileri aşabileceğini yazdı. XTB analitik departmanı başkan yardımcısı Michal Stajniak, petrol piyasasının son yılların en büyük tedarik şokuyla karşı karşıya olduğunu belirtti. Stajniak, bazı brokerlerde hafta sonu ticaretinin yaklaşık yüzde 10'luk bir fiyat artışı gösterdiğini ve WTI fiyatını 75 dolara ittiğini kaydetti. Stajniak, kilit faktörün Hürmüz Boğazı olmaya devam ettiğini, tüm dikkatlerin İran parlamentosunun boğazı abluka altına alma açıklamasına odaklandığını vurguladı. İran'ın tankere saldırılar düzenlemesi veya günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol ve LNG'nin geçtiği bu rotayı gerçekten bloke etmesi durumunda, petrol fiyatının hızla 100 doları aşabileceğini dile getirdi.