Sırbistan’da günlük yaşamda sıkça tercih edilen salam, pastete, sosis, kulen ve çay gibi gıda maddeleri, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından birinci kategori kanserojenler arasında sınıflandırıldı. Bu ürünler, sigara ve asbest ile aynı grupta yer alıyor.

Acibadem Üniversitesi'nden koloproktoloji uzmanı Prof. Dr. Miljan Ćeranić, bu sınıflandırmanın ne anlama geldiğini vurgulayarak önemini belirtti. Dr. Ćeranić, eti işlenmiş ürünlerin kanserojen olduğunun kesin olarak belirlendiğini, ancak bu durumun sigara ve asbest ile aynı riski taşımadığına dikkat çekti. “Bir dilim işlenmiş et yiyenin riski, bir paket sigara içenin riski ile aynı değil.” açıklamasında bulundu.

Dr. Ćeranić, problemin sadece ürünler değil, içeriklerinde bulunan nitrat, nitrit ve katkı maddeleri ile yüksek tuz oranları olduğunu vurguladı. Artan kanser vakalarının kaydedildiği yaş gruplarına ilişkin yaptığı açıklamada, kalın bağırsak kanserinin görülme sıklığının 30 ile 50 yaş arasındaki kişilerde arttığını belirtti. Özellikle Birleşik Krallık'ta, bu yaş grubundaki vakaların 1990'lı yıllara göre %75 oranında arttığı gözlemleniyor.

Sırbistan'da her yıl yaklaşık 2.000 yeni kalın bağırsak kanseri vakası kaydedilmektedir. Uzmanlar bu bağlamda düzenli sağlık kontrollerinin önemini vurguluyor. "Skriningle birlikte gizli kan testleri (FOB testleri) yapılmalıdır. Eğer test üç kez pozitif çıkarsa hasta kolonoskopiye yönlendirilmelidir." diye belirtti.

Kolonoskopinin kanser teşhisi için "altın standart" olduğunu ifade eden Dr. Ćeranić, özellikle ailede kalın bağırsak kanseri vakası bulunan bireylerin kontrollerine daha erken başlamaları gerektiğinin altını çizdi. Herhangi bir sindirim sorunu, dışkıda kan, veya anemi gibi belirtilerin acil bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Kalın bağırsak kanseri tedavisinin multidisipliner bir süreç olduğunu söyleyen Dr. Ćeranić, "Cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi tüm süreçte entegre bir biçimde yürütülmelidir." açıklamasında bulundu. Ayrıca, kendi başkanlığını yaptığı Endoskopik Cerrahlar Derneği, çeşitli branşlardan doktorlar için eğitim kursları düzenlemektedir.

Sonuç olarak, Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan uyarılar dikkate alınırken, hekimler panik yapmamayı, dengeli beslenmeyi, düzenli fiziksel aktiviteyi ve sürekli sağlık kontrollerini en iyi korunma yolu olarak öneriyor.