ABD'li otomobil tamircisi Scotti Kilmer, aracın yalnızca işe, markete veya okula gidiş gibi kısa mesafelerde kullanılmasının sanıldığı kadar masum olmadığı uyarısında bulundu. 58 yıllık mesleki deneyime sahip Kilmer'a göre sorun yalnızca kat edilen kilometre değil, motorun sürüş sona ermeden önce ne kadar süre çalıştığı.
Günde yalnızca birkaç kilometre yol yapıldığında motor, ideal çalışma sıcaklığına ulaşmak için yeterli zamanı bulamıyor. Bunun sonuçları hemen ortaya çıkmasa da zamanla motorun durumunu, yakıt tüketimini ve bakım masraflarını etkileyebiliyor.
Motor yeterince ısınmadan sık sık çalıştırılıp durdurulduğunda motor yağında nem ve yakıt kalıntıları birikebiliyor. Yeterince uzun bir sürüşte yağ ısınarak biriken nemin bir kısmının buharlaşmasını sağlıyor; sürekli kısa mesafelerde ise bu süreç zorlaşabiliyor.
Sürücülerin kontrol edebileceği bir ayrıntı, yağ dolum kapağının iç yüzeyi. Beyazımsı, krem kıvamında bir tabaka bazen yoğuşmaya işaret ediyor; özellikle soğuk havalarda ve kısa sürüşlerde bu durum görülebiliyor. Ancak tabaka sürekli geri geliyorsa ya da buna soğutma sıvısı kaybı eşlik ediyorsa, nedeni daha ciddi bir arıza olabileceği için motorun kontrol ettirilmesi gerekiyor.
Soğutma sıvısının genellikle motor yağından önce ısındığını da bilmek gerekiyor. Bu nedenle normal görünen sıcaklık göstergesi, motorun tüm parçalarının ideal çalışma koşullarına ulaştığı anlamına gelmiyor.
Modern dizel araçlarda sık yapılan kısa sürüşler, egzoz gazlarındaki kurum parçacıklarını tutan DPF filtresinin rejenerasyonunu zorlaştırabiliyor. Rejenerasyon birkaç kez kesintiye uğrarsa filtre aşırı kurumla dolabiliyor; bu da gösterge panelinde uyarıya ve pahalı onarımlara yol açabiliyor.
Benzinli motorlar da bu sorundan tamamen muaf değil. Bazı doğrudan enjeksiyonlu motorlarda emme supaplarında birikinti oluşabiliyor, soğuk motorun sık sık çalıştırılması ise çeşitli bileşenler üzerindeki yükü artırıyor.
Motor çalıştırılırken harcanan elektrik enerjisini alternatörün sürüş sırasında telafi etmesi gerekiyor. Araç ağırlıklı olarak yalnızca birkaç dakikalık yolculuklarda, özellikle de ısıtma, farlar ve diğer elektrikli tüketicilerin devrede olduğu kış aylarında kullanılıyorsa akü yeterince şarj olma fırsatı bulamayabiliyor. Bu yüzden sorunlar bazen en beklenmedik anda, soğuk bir sabah aracın çalışmamasıyla ortaya çıkıyor.
Ara sıra yapılan daha uzun bir sürüş, motorun ve diğer sistemlerin uygun çalışma koşullarına ulaşmasına yardımcı olabiliyor. Ancak her aracın otoyolda tam olarak bir saat sürülmesi gerektiğine dair genel bir kural bulunmuyor; gereken süre motora, sıcaklığa, yol koşullarına ve sürüş biçimine göre değişiyor.
En önemlisi, motoru uzun süre rölantide çalıştırarak gereksiz yere ısıtmaktan kaçınmak, motor soğukken ölçülü sürmek, üreticinin önerilerini izlemek ve yağ seviyesini düzenli olarak kontrol etmek. Dizel araçlarda DPF sistemi uyarılarına dikkat edilmesi ve üreticinin talimatlarına göre hareket edilmesi gerekiyor.
Sonuç basit: Belirleyici olan yalnızca ne kadar yol yapıldığı değil, aracın nasıl kullanıldığı. Zararsız görünen alışkanlıklar bakım masraflarını artırabiliyor; doğru sürüş ve düzenli bakım ise aracın güvenilirliğini daha uzun süre korumasına yardımcı olabiliyor.