Birçok vatandaş, bir ev satmaya çalıştıklarında, miras işlerini hallettiklerinde veya taşınmazlık için belgeler düzenlediklerinde, kayıtlar gerçek durumla örtüşmediğini keşfederler.
Bir kişi düzgün bir şekilde parselin sahibi olarak kaydedilmiş olabilir, on yıllardır o zemlinde bulunan evde yaşayabilir ve düzenli olarak faturaları ve vergileri ödeyebilir, ancak bina beklenen şekilde kayıtlı olmayabilir.
Durum farklı da olabilir: Bir ev katastrda görünür ancak yanında bazı notlar bulunur ki bunlar belgelerin tamamen düzgün olmadığını gösterir.
Bu nedenle öncelikle neyin kayıtlı olduğunu belirlemek önemlidir çünkü bundan sonra atılacak adımlar belirlenir.
Vatandaşların karşılaştığı durumlardan biri, parselin sahibi olmaları halinde evin kayıtlı olmamasıdır.
Bunun, evin fiziksel olarak mevcut olmadığı anlamına gelmediğini, ancak binanın verilerinin arazi verileriyle aynı şekilde düzenlenmediğini unutmamak gerekir.
Bu tür bir sorun pratikte, mülk sahibi malı satmak, bağışlamak, mirasını halletmek veya başka bir şekilde mülkiyet belgelerini düzenlemek istediğinde ortaya çıkabilir.
İlk adım, parselin için neyin kayıtlı olduğunu ve evin için herhangi bir belge olup olmadığını kontrol etmektir.
Bir diğer olasılık, evin katastrda görüldüğü ve yüzey alanına ve konumuna dair bilgiler bulunduğu ancak binanın yanında belirli bir notun bulunmasıdır.
Bu nedenle, evin "belirtilmiş" olması otomatik olarak belgelerinin tamamen düzenlenmiş olduğu anlamına gelmez.
Sahibinin sadece binanın kayıtlı olup olmadığını değil, aynı zamanda onun yanında herhangi bir kayıt veya başka bir nota olup olmadığını kontrol etmesi gerekir.
Her şey yolunda giderken, sahibi yıllarca hiçbir sonucu hissetmeyebilir. Sorun genellikle mülküyle ilgili bir şeyler yapmak istediğinde ortaya çıkar.
Örneğin, çözülememiş belgeler şu durumlarda karmaşıklık yaratabilir:
* Mülkün satışı * Miras devri * Taşınmazlık için kredi başvurusu * Vergi işlemleri
Bu nedenle, mülk acil olarak satılması veya başka bir aile üyesine aktarılması gereken bir durumda sorun ortaya çıktığında beklemek iyi değildir.
Evinizin düzgün kayıtlı olmadığından şüphe ediyorsanız, öncelikle parzeleniz ve binanız için tutulan verileri kontrol edin.
Aşağıdakilerin belirlenmesi önemlidir:
1. Parsel sizin adınıza kaydedilmiş mi? 2. Ev bu parselin üzerindeki bir nesne olarak kayıtlı mı? 3. Kayıtlarda belirtilen bina yüzey alanı nedir? 4. Binanın yanında herhangi bir kayıt veya nota var mı? 5. Eski ev belgelerine sahipsiniz?
Bunlar, ailenin yıllar boyunca sakladığı çeşitli belgeler olabilir: izinler, anlaşmalar, kararlar, inşaat belgeleri veya binayı ilgilendiren diğer kanıtlar.
Evin kayıtlı olmadığını tespit ederseniz, hemen her şey kaybolduğunu veya binayı yıkmanız gerektiğini varsaymayın.
Öncelikle, binanın neden kayıtlı olmadığı ve mevcut olan belgelerin ne olduğu belirlenmelidir.
Bu durumda, vatandaşların gerçek durumu ve gerekli düzenlemeleri belirlemek için jeodezik işlerle uğraşan bir uzmana başvurması faydalı olabilir.
Aile eski ev belgelerine sahipse, bunları atmamaları önemlidir. Zaten eskimemiş gibi görünen belgeler bile, binanın tarihini ve durumunu belirlemek için önemli olabilir.
Evin kayıtlı olduğu ancak verilerin gerçek duruma uymadığı durumlar da ortaya çıkabilir.
Örneğin, bir belgede belirli bir alan verilmiş olabilirken, bina zaman içinde eklenerek veya değiştirilmiştir.
Bu durumda, neyin kayıtlı olduğunu, binanın mevcut durumunu ve bu farklılığın nedenini belirlemek gerekir.
Her durumda, sadece kayıtlar göz önüne alınarak binanın yasal veya yasadışı olduğuna kendi başınıza karar vermeyin.
Evi satmayı planlıyorsanız, bir alıcı bulmadan önce belgeleri kontrol etmek en iyisidir.
Sorun ancak sözleşme imzalandığında ortaya çıkarsa satış geciktirilebilir ve alıcı binanın durumu netleşene kadar vazgeçebilir.
Aynı şey, evinizi çocuklarınıza veya diğer mirasçılara bırakmayı planlıyorsanız da geçerlidir. Taşınmazlık verileri ne kadar düzenli olursa, gelecekteki sorunlar ve anlaşmazlıklar için o kadar az alan olur.
Yıllarca bir evde yaşadığınız, faturaları ödediniz, vergiler ödediğinizi ve herkesin evin sizin olduğunu bildiğini unutmayın, bu durum kayıtların tamamen aynı olduğu anlamına gelmez.
Bu nedenle, en basit kural şu: Sadece parzelenizin sizin olup olmadığını kontrol etmeyin, aynı zamanda üzerinde bulunan binanın ne kadar kayıtlı olduğunu da kontrol edin.
Kayıtlar ve gerçek durum arasında bir fark varsa, sorun mülk sahibi yaşarken ve tüm belgeler mevcutken çözülmelidir. Çünkü bugün basit görünen bir idari sorun yarın bütün aile için çok büyük bir sorun haline gelebilir.
(Blic/ Kurir)