Küresel dizel piyasası, aynı anda birden fazla sorunun birleşmesiyle ciddi bir arz baskısı altında. Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) verilerine göre Rusya'da dizel üretimi 2025 yılı boyunca olan seviyeye kıyasla yaklaşık yüzde 30 azalmış durumda. ABD'de ise dizel stokları eylül ortasında 107,9 milyon varile gerileyerek 1982'den bu yana bu dönem için kaydedilen en düşük seviyeye indi.

Rusya, Ukrayna savaşı boyunca rafinerilerine yönelik tekrarlanan saldırılarla karşı karşıya kaldı. IEA verilerine göre bazı rafineriler 15 kez hedef alındı. Moskova, iç piyasa arzını korumak amacıyla dizel ihracatını kısıtlama yoluna gitti. Ancak uluslararası pazardan çekilen Rus miktarlarının telafisi kolay değil; dünyanın diğer bölgelerindeki rafineriler zaten sınırlı kapasiteyle çalışıyor.

ABD, dünyanın en büyük dizel ihracatçısı konumunda ve günlük net ihracatı Morgan Stanley verilerine göre yaklaşık 1,2 milyon varil. Ülkede dizel fiyatı galon başına ortalama 6,52 dolara yükselirken, bir yıl önce bu rakam 3,74 dolar civarındaydı. Fiyat artışının yarattığı baskıyla ABD'de dizel ihracatının kısıtlanması yönünde tartışmalar gündeme geldi.

Ancak uzmanlar, böyle bir adımın ters etki yaratabileceği uyarısında bulunuyor. Wood Mackenzie'nin tahminine göre, ihracatın durdurulması halinde depolama alanı yetersizliği nedeniyle ABD rafinerileri ham petrol işleme kapasitesini günde 2 milyon varilden fazla, yani yaklaşık yüzde 12 oranında azaltmak zorunda kalabilir. Bu da toplam arzı artıracağına azaltabilir.

Beyaz Saray, 90 günlük bir dizel ihracat yasağı hazırlığı yapıldığı iddiasını yalanladı. ABD Enerji Bakanı Chris Wright ise böyle bir önlemin yüksek fiyat sorununu çözmeyeceğini belirtti.

Olası bir ABD ihracat kısıtlamasından en çok Avrupa'nın etkileneceği değerlendiriliyor. Deutsche Welle'nin aktardığı verilere göre ABD'nin Avrupa'ya dizel ihracatı yıllık bazda yaklaşık yüzde 37 arttı ve kıtanın toplam talebinin yaklaşık yüzde 8'ini karşılıyor. Bu miktarlar, daha önce Rusya ve Basra Körfezi'nden gelen hacimlerin yerini almış durumda.

2019'dan bu yana Avrupa ve ABD'de rafineri kapanışları yaşanması, piyasanın ani arz kesintilerine karşı esnekliğini azalttı. Serbest rafineri kapasitesinin daralması, her yeni aksamanın fiyatlara ve tedarike daha hızlı yansımasına yol açıyor.

Dizel yalnızca binek araçlarda değil, kamyon taşımacılığında, tarım makinelerinde, inşaat ekipmanlarında ve çok sayıda endüstriyel süreçte kullanılıyor. Fiyat artışları nakliye, gıda üretimi ve makine çalıştırma maliyetlerini yükseltiyor; şirketler bu maliyetlerin bir kısmını nihai tüketicilere yansıtarak enflasyonist baskıyı artırabiliyor.

Kış aylarında rafinerilerin hem dizel hem de kalorifer yakıtı talebini karşılamak zorunda kalması, mevcut daralmayı daha da ağırlaştırabilecek bir ek risk olarak öne çıkıyor.