Asya-Pasifik borsaları, yükselen petrol fiyatları ve ABD devlet tahvili getirilerinin yarattığı enflasyon baskısıyla genel olarak değer kaybetti. Geniş kapsamlı MSCI Asya-Pasifik endeksi yüzde 1'e yakın gerilerken ABD vadeli işlemleri de yaklaşık yüzde 0,2 düştü.

ABD'nin 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 5,27'yi aşarak son 19 yılın en yüksek seviyesine çıktı. İki yıllık tahvil getirisi ise yüzde 5 sınırına yaklaştı. Brent petrolün varil fiyatı 107 dolar civarında seyrederken Orta Doğu'daki belirsizlik, arz kesintisi endişelerini canlı tutuyor.

Enerji maliyetlerindeki artış ile tahvil getirilerindeki yükselişin birleşmesi, merkez bankalarının yüksek faiz oranlarını daha uzun süre koruyacağı ya da artışa devam edeceği beklentilerini güçlendiriyor. Avustralya Merkez Bankası, enflasyonist risklerin yüksek seyrettiği değerlendirmesiyle politika faizini son 15 yılın en yüksek seviyesi olan yüzde 4,60'a çıkardı.

Çin piyasalarında ise görece sakin bir seyir izlendi. Şanghay Bileşik Endeksi yüzde 0,1 civarında yükselirken CSI 300 endeksi yatay kaldı. Çinli yetkililerin ekonomiye destek önlemlerini artıracağı açıklaması, özellikle gayrimenkul sektörü hisselerine alım getirdi. Vanke hisseleri yüzde 8'e yakın değer kazandı. Ancak Çin'de yedi günlük Ulusal Gün tatili öncesinde işlem hacmi düşük kaldı.

Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 0,6, teknoloji hisseleri ise yaklaşık yüzde 1,4 geriledi.

Petrol ithalatına yüksek bağımlılığı nedeniyle Asya'da en sert düşüş Hindistan'da yaşandı. Nifty 50 endeksi yüzde 0,77 kayıpla 22.606,1 puana, Sensex ise yüzde 0,82 düşüşle 72.179,87 puana indi. Her iki endeks de gün içinde nisan başından bu yana en düşük seviyelerini gördü. 16 ana sektörden 14'ü negatif bölgede kapanırken orta ve küçük ölçekli şirket endeksleri yüzde 0,8 geriledi.

Piyasa katılımcıları, enerji fiyatları, ABD tahvil getirileri ve ABD'den gelecek yeni ekonomik verilerin ABD Merkez Bankası'nın (Fed) sonraki adımlarına ilişkin sinyal verip vermeyeceğini izliyor.