Menopoz sonrası dönemdeki kadınlarda günlük 50 gram kuru erik tüketiminin, bir yıllık takip sonunda bacak kemiği yoğunluğunu koruduğu bir araştırmada bildirildi. Bulgular, kuru eriğin kemik sağlığı üzerindeki etkisini üç boyutlu görüntüleme yöntemiyle inceleyen ilk randomize kontrollü çalışma olarak sunuldu.
Osteoporoz riski yaşla birlikte artıyor; kadınlarda ise menopoz sonrasında hormonal değişimlerin kemik kütlesi kaybını hızlandırmasıyla belirgin biçimde yükseliyor. Kemikler kırılganlaşıyor ve kırılmaya daha yatkın hale geliyor; bu nedenle küçük bir düşme ya da zararsız görünen bir yaralanma ağır sonuçlar doğurabiliyor. İleri osteoporozda şiddetli bir öksürük bile kırığa yol açabiliyor.
Osteoporosis International dergisinde 2024 yılında yayımlanan çalışma, menopoz sonrası dönemdeki 235 kadını kapsadı. Katılımcılar, her gün kuru erik tüketiminin kemik sağlığına etkisini incelemek üzere üç gruba ayrıldı. Bir yıl süren araştırmanın altıncı ayında katılımcıların kemik durumu, periferik kantitatif bilgisayarlı tomografi (pQCT) ile değerlendirildi. Bu yöntem, önceki araştırmalarda kullanılan iki boyutlu görüntülere kıyasla kemiklerin üç boyutlu görüntüsünü sunarak yoğunluk ve yapı hakkında daha ayrıntılı bilgi sağlıyor.
Çalışmanın ortak yazarlarından, Penn State Üniversitesi'nde kinezyoloji ve fizyoloji profesörü Dr. Mary Jane De Souza, üç boyutlu görüntülemenin yalnızca kemik kütlesi miktarını değil, kemiğin yapısını ve sağlamlığıyla ilişkili özelliklerini de gösterdiğini belirtti. Bu tür bir analizin kemik durumunun daha kapsamlı değerlendirilmesine olanak tanıdığını ifade etti.
Kuru erik daha önce de araştırmacıların ilgisini çekmişti. 2001 yılında Critical Reviews in Food Science and Nutrition dergisinde yayımlanan bir çalışmada kuru erik, lif, potasyum ve bor kaynağı olarak öne çıkarılmıştı. Bor, metabolizma ve kemik sağlığındaki olası rolü nedeniyle araştırılıyor; ancak bu katkı, osteoporozun kanıtlanmış biçimde önlenmesiyle eş tutulmamalı.
Bir yıllık takip sonunda kuru erik tüketmeyen kadınlarda bacak kemiği yoğunluğunda düşüş kaydedildi. Buna karşılık günde 50 gram kuru erik yiyen katılımcılar, ölçülen kemik yoğunluğu ve sağlamlığı göstergelerini korudu. Günde 100 gram tüketen grupta da yarar gözlendi, ancak bu miktarı düzenli olarak beslenmelerine dahil etmekte zorlandıkları için daha fazla katılımcı çalışmayı bıraktı.
Dr. De Souza, kemiğin yüklenmelere karşı direncine katkıda bulunan sert dış tabaka olan kortikal kemiğin korunmasının önemine dikkat çekti. Sonuçlar, kuru eriğin kemik sağlığının korunmasına yardımcı olabileceğine işaret ediyor; ancak tek başına tüketiminin kırıkları önlediğini kanıtlamıyor.
Araştırmanın sonuçları, düzenli kuru erik tüketiminin kemik sağlığının korunmasına katkıda bulunabileceğini gösteriyor, fakat osteoporoz ve kırık riski üzerindeki etkisinin belirlenmesi için ek çalışmalara ihtiyaç var. Dr. De Souza, bunun kuru eriğin kemik yapısı, geometrisi ve tahmini sağlamlığı üzerindeki etkisini üç boyutlu ölçümlerle inceleyen ilk randomize kontrollü araştırma olduğunu vurguladı.
Beslenme uzmanı Jessica Barak, Instagram hesabında günde dört ila altı kuru eriğin günlük beslenmeye nasıl dahil edilebileceğine dair birkaç basit öneri paylaştı.