Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić ve Ana Brnabić rejiminin "Aleksandar Vučić ve Ana Brnabić rejiminin Sırbistan'daki imkanları önemli ölçüde azaltılmış ve yorgun sempatizanlara sahip olduğunu" belirtti. Ancak, Lompar, bu rejime "yeterince siyasi ve ekonomik tavizler" sunarak "yaşamını uzatabileceğini" ifade etti.
Lompar, Sırp halkının ulusal haklarını kendi çıkarları için satmak üzere "sadece güçlerini korumaları için yabancı aktörlere her şeyi yaptıklarını" söyledi. Yabancı aktörlerin ise ülkede demokrasinin eksikliğine rağmen ulusal kaynakları satın aldığını vurguladı.
Lompar, muhalif partilerin güvenini kaybettiğini çünkü "yabancı aktörler tarafından talep edilen birçok yönde rejimin hareketlerini takip ettikleri" için savundu. Şimdi ise, öğrenci hareketi "seçilen yolu hem içeriği hem de gücü açısından yeniden şekillendirebilir".
Lompar, öğrenci hareketinin bunu "geniş bir eylem yelpazesi" aracılığıyla başarmayı söyleyerek, bu yelpazenin "ulusal ve sivil toplum odaklı insanları" içermesi gerektiğini belirtti. Aynı zamanda, bu tür bir yönetimin belirli, gerçekçi ve minimal görev listesiyle sınırlı olduğunu vurguladı: yasal devletin yeniden kurulması, anayasa ve yasaları ihlal eden siyasi ve kişisel sorumluluk, medya monopolunun kaldırılması, vatandaşlara karşı şiddet kullanımına karşı hukuki ve yargısal sorumluluk.
Lompar, "uzun vadeli politik doğa" konusunun gelecekteki zamanlara bırakılmalı ve normal koşullarda halkın referandum yoluyla ifade edilmesi gerektiğini söyledi. Bu tür hedefler için, "sivil toplum ve ulusal olarak deneyimli insanları içeren geniş bir platform" gerektiğini belirtti. Lompar, mevcut politik aktörlerin böyle bir adımda bulunmaya hazır olmadığını düşünüyor.
Lompar'a göre, eğer Aleksandar Vučić ve Sırp İlerleme Partisi (SNS) iktidarda kalırsa, "toplumsal hareketin olası yönü" belirsiz hale gelecektir.
Dış politikada: NATO'ya daha fazla yaklaşma, Avrupa Birliği'nin yeni taleplerine uyum sağlama, Ukrayna'ya silah satışı devam edecek, Rusya'ya karşı yaptırımların getirilmesi ise ABD'nin görüşüne bağlı kalacak. Sırp halkı ile Republika Srpska ve Karadağ arasındaki ilişkiler deklaratif olarak iyi olacak, ancak Sırpların hakları Hırvatistan ve Makedonya'daki azınlıklar için ihmal edilecek.
Vučić ve SNS'in iktidarda kalması durumunda, iç politikada "Kosova" ile bağlayıcı bir anlaşma imzalanacak.
Lompar, ülkenin doğal kaynakları kredi karşılığında satıldığı bir süreçte devam edeceğini, Elektricitetska Poduzeća Srbije (EPS) şirketinin satılacağını ve Rio Tinto'ya karşı taviz verileceğini söyledi. Ayrıca, bireylere karşı kamu baskısı artacak, medya monopoluna devam edilecek ve hem toplum hem de devlet kurumları kriminalize edilecektir<h1>
Lompar, tüm bu içeriklerin "ülkenin kolonileştirilmesi ve Sırp halkının parçalanması"na yol açacağını savundu. Bu da, Lompar'a göre, Alman ve Amerikan etkisinin arasında gidip gelen rejimin bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Rusya'nın etkisi ise artık görünürde azalmış durumda.
Lompar, eğer yabancı aktörler SNS ile muhalif grupların koalisyonunu savunursa, "bu unsurların birleşme olasılığı daha net olacaktır". Bu tür bir koalisyonun amacı Vučić'in kademeli olarak değiştirilmesi ve politikalarının sonuçlarının korunması olurken, ona kişisel güvence sağlanabilir. Lompar, bu durumun Karadağ'daki süreçle benzerlik gösterdiğini belirtti.
Lompar, demokratik hareketlerin olasılıkları belirsiz kalır: yabancı aktörler taleplerini sürdürürse, koalisyonun başka seçeneği olmayacaktır ve iç baskıyı artırması gerekir. Bu durum, ulusal odaklı aktörlerin dış politikada, iç politikada, diplomasi, ekonomi ve kültür politikasında bulunmaması nedeniyle ortaya çıkan siyasi dengesizlikten kaynaklanmaktadır. Lompar, bu durumun Sırp toplumunda "siyasi temsil eksikliği" yaratmasını ifade etti.
Lompar'a göre, ulusal odaklı aktörlerin dışarıda bırakılması, yabancıların özellikle Almanya'nın baskısıyla gerçekleşti. Bu da, Vučić-Brnabić rejiminin yabancı çıkarlara marioneti olduğu ve ülkenin ekonomik olarak "ölümcül bir köşeye" sıkıştığı sonucunu doğurmuştur.