Nefes egzersizlerinin vagus sinirini etkinleştirerek kan basıncını ve nabzı geçici olarak düşürebileceği bildirildi. Parasempatik sinir sisteminin bir parçası olan vagus siniri, beyin, kalp ve bağırsaklar arasında sinyaller taşımaktadır. Parasempatik sinir sistemi, dinlenme ve rahatlamadan sorumlu olup sempatik sinir sisteminin "savaş ya da kaç" tepkisini dengelediği kaydedildi.

Çeşitli nefes tekniklerinin kan basıncını geçici olarak düşürebildiği, inspiratuar kas gücü antrenmanı gibi bazılarının ise uzun vadeli etkilerle hipertansiyonlu bireylerde kan basıncını düşürmeye yardımcı olabileceği belirtildi. Bu teknikler arasında 4-7-8 nefes alma metodu, diyaframatik nefes, dönüşümlü burun deliği nefesi, kutu nefesi, eşit nefes ve dudak büzme nefesi gibi uygulamaların bulunduğu aktarıldı. Özellikle 4-7-8 tekniğinin anksiyeteyi hafifletmeye ve uykuya dalmaya yardımcı olabileceği, diyaframatik nefesin ise akciğer rahatsızlıkları olan kişilerde fayda sağlayabileceği ve farkındalık egzersizleriyle birleştirildiğinde kan basıncını düşürdüğü kaydedildi. Bazı küçük çalışmaların bu tekniklerin kan basıncı üzerindeki geçici etkilerini gösterdiği vurgulandı.

Ancak nefes tekniklerinin bir tedavi planının veya reçeteli ilaçların yerini almaması gerektiği önemle vurgulandı. Mevcut kanıtların, nefes egzersizlerinin kan basıncını uzun vadede sürdürmek veya hipertansiyonu tedavi etmek için yeterli olmadığını gösterdiği kaydedildi. Uykuya dalmanın tehlikeli olabileceği durumlarda, örneğin araç kullanırken, belirli nefes tekniklerinin uygulanmaması gerektiği bildirildi. Kronik akciğer hastalığı olan kişilerin ise nefes egzersizlerine başlamadan önce bir doktora danışmaları gerektiği, zira uzun süreli nefes tutmayı içeren tekniklerin tavsiye edilmeyebileceği belirtildi. Uygulama sırasında baş dönmesi, zayıflık veya herhangi bir rahatsızlık hissedilmesi durumunda egzersizlerin derhal bırakılması gerektiği vurgulandı. Yüksek tansiyon tedavisinin çok yönlü bir yaklaşım gerektirdiği, kalp dostu diyetler (DASH veya Akdeniz diyeti) ve düzenli fiziksel aktivite gibi yaşam tarzı değişikliklerinin tansiyon kontrolünde önemli rol oynadığı hatırlatıldı. Yaşam tarzı değişikliklerinin tek başına yeterli olmaması durumunda ilaçların önerildiği ve nefes egzersizlerinin hiçbir zaman doktor tarafından reçete edilen ilaçların yerini almaması gerektiği aktarıldı.