Oxford Üniversitesi tarafından yapılan şimdiye kadarki en kapsamlı araştırma, vejetaryenlerin meme, prostat, böbrek, pankreas kanseri ve multipl miyelom riskinin daha düşük olduğunu, ancak skuamöz hücreli yemek borusu kanseri riskinin yüksek olduğunu; veganların ise kolorektal kanser riskinin arttığını bildirdi. Üç kıtadan 1,8 milyondan fazla kişinin verileriyle yürütülen çalışma, 27 Şubat 2026'da British Journal of Cancer dergisinde yayımlandı.

Araştırmanın başında Oxford Popülasyon Sağlığı Kanser Epidemiyolojisi Birimi'nden araştırmacılar bulunurken, çalışma Dünya Kanser Araştırmaları Fonu tarafından finanse edildi. Dünya genelinde kanser önleme ve hayatta kalma konularında beslenme, kilo ve fiziksel aktivite aracılığıyla bilimsel araştırmaları destekleyen fon, vejetaryen diyetlerin belirli kanser türleri üzerindeki etkilerine dair belirsizlikleri gidermeyi hedeflediğini kaydetti. Et yiyenlerle karşılaştırıldığında, vejetaryenlerin meme, prostat, böbrek, pankreas kanseri ve multipl miyelom riskinin daha düşük olduğu belirtildi. Ancak vejetaryenlerin skuamöz hücreli yemek borusu kanseri riskinin neredeyse iki kat daha yüksek olduğu aktarıldı. Çalışmada, kolorektal, mide, karaciğer, akciğer (sigara içmeyenlerde), endometriyum, yumurtalık, ağız ve boğaz kanserleri, mesane kanseri, Hodgkin dışı lenfoma, lösemi ve yemek borusu adenokarsinomu risklerinde anlamlı bir fark gözlemlenmediği bildirildi.

Oxford Popülasyon Sağlığı'ndan Emeritus Profesör ve çalışmanın ortak araştırmacısı Tim Key, Birleşik Krallık'ta yaklaşık 3 milyon vejetaryen bulunduğunu ve vejetaryenliğe ilginin dünya genelinde arttığını belirtti. Profesör Key, kanserin dünya genelinde önde gelen bir ölüm nedeni olduğunu vurgulayarak, meyve, sebze ve lif içeren gıdaları önceliklendiren, işlenmiş etten kaçınan diyet modellerinin kanser riskini azaltmak için tavsiye edildiğini açıkladı. Bu çalışmanın vejetaryen beslenmenin faydaları ve riskleri hakkında bilgi vermeye yardımcı olduğunu ifade etti. Çalışmanın baş araştırmacısı ve eski doçent Aurora Perez Cornago ise, vejetaryenlerin genellikle et yiyenlerden daha fazla meyve, sebze ve lif tükettiğini, bu durumun bazı kanser türlerinde risk azalmasına katkıda bulunabileceğini kaydetti. Cornago, vejetaryenlerde skuamöz hücreli yemek borusu kanseri, veganlarda ise bağırsak kanseri riskinin daha yüksek olmasının, hayvansal gıdalarda daha zengin olan bazı besin maddelerinin daha az alımıyla ilişkili olabileceğini dile getirerek, bulunan kanser risk farklılıklarını anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu belirtti. Dünya Kanser Araştırmaları Fonu'ndan Araştırma ve Politika Direktör Yardımcısı Dr. Helen Croker, etsiz diyetlerin bazı kanser türleri için daha düşük riskle ilişkili olduğunu ancak hepsinde olmadığını, bunun kanser türleri arasındaki önemli farklılıkları ve farklı beslenme düzenlerinin rolünü vurguladığını bildirdi. Dr. Croker, genel kanser korumasını artırmak için, öğünlerin tam tahıllar, baklagiller, meyve ve sebzeler üzerine kurulmasını, işlenmiş etten kaçınılmasını ve kırmızı etin sınırlandırılmasını tavsiye ettiğini belirtti. Çalışmanın ilk yazarı Jaishvi Danerami, çalışmaya dahil edilen 72.000 vejetaryen ve vegan arasında bazı kanser türleri için vaka sayısının az olmasının, bazı bulguların kesinliğini sınırladığını ekledi. Pesketaryenlerin meme ve böbrek kanseri riskinin, ayrıca bağırsak kanseri riskinin daha düşük olduğu, kümes hayvanı yiyenlerin ise prostat kanseri riskinin azaldığı da araştırmanın diğer bulguları arasında yer aldı.