Telekom Srbija, son işlemle birlikte 35 farklı medya organının sahibi oldu. Söz konusu medya varlıkları arasında 30 televizyon kanalı, 11 medya organı ve çeşitli yayınlar yer alıyor. Devlet kontrolünde olan telekomünikasyon şirketi, daha önceki satın alımları ile 24 medyayı devralmasının ardından, Kurir televizyonunu da satın aldı.

Bu tür bir mülkiyet konsantrasyonu ve kamuoyunun dikkatinden uzakta yapılan ticari anlaşmalar, uzmanlara göre, yerel medya ortamı ve bağımsız redaksiyonların geleceği üzerinde derin etkiler yaratma potansiyeline sahip. Aynı zamanda, devletin bu süreçteki tutumu ve gelecekte benzer satın alımların gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belirsizliğini koruyor.

Sırbistan Bağımsız Gazeteciler Derneği (NUNS) Genel Sekreteri Tamara Filipović, Telekom tarafından satın alınan medya organlarının deneyimlerinin, bu tür bir mülkiyet yapısının "redaksiyonların disipline edilmesi" ve profesyonel alanın daraltılması konusundaki etkilerini açıkça gösterdiğini kaydetti. Filipović, "Euronews Sırbistan'daki işten çıkarmalar ve teknolojik fazla ilanları bu durumu ortaya koymaktadır. Telekom'un 35 medya organı üzerindeki sahipliği, uzun vadede çoğulculuğun daralmasına, eleştirel habercilik alanının azalmasına ve zaten zayıf olan medya pazarının bozulmasına yol açabilecektir," şeklinde belirtti.

Telekom'un bu satın alımlarıyla, daha önce kamuya sızan bir telefon görüşmesinde Telekom ile Junajted Grubu'nun CEO'su arasında geçen "büyüme" planlarının kanıtı olabileceğini de vurguladı. Ancak Filipović, bu planların ekonomik olup olmadığını değerlendirebilmek için somut kanıtlara ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Bunun yanında, bu tür işlemlerin kamuoyuna yansımada eksiklik yaşandığını ve bu durumun belirli bir güven eksikliği oluşturduğunu aktardı.

Sırbistan Gazeteciler Derneği (UNS) Başkan Yardımcısı Olivera Milošević, 2023 yılında yapılan medya yasası değişikliklerinin, Telekom'un mevcut medya mülkiyetini legalize etmekle kalmayacağını önceden tahmin ettiklerini açıkladı. Milošević, "Telekom'un, zamanla pozisyonunu daha da güçlendirerek medya pazarında baskın hale geleceği çok açıktı," dedi.

Medya Dernekleri Asbaşkanı ve Vreme dergisinin direktörü Stevan Ristić, Telekom’un medya pazarındaki egemenliğini artırma hareketlerinin siyasi motivasyonlar taşıdığını belirtti. Ristić, "Bu satın alma, izlenme oranı düşük ve yüksek prodüksiyon maliyetlerine sahip televizyonların faaliyette tutulmasıyla, iktidar partisinin yaklaşan seçimlere hazırlık yaptığını düşündürüyor," şeklinde vurguladı.

Filipović, kamuoyuna sunulan bilgilerin çoğunlukla komşu ülke kurumlarından elde edildiğini, bu durumun Sırbistan'daki şeffaflık düzeyi hakkında önemli ipuçları verdiğini belirtti. Medya sektöründeki ölümcül etkilere dikkat çeken Filipović, "Bu koşullarda, kamuoyunun bu tür bilgilere ne zaman ulaşacağını tahmin etmek zor. Bu durum, medya özgürlüğü ve bilgilendirme pluralizmini olumsuz etkiliyor," diye belirtti.