Eski ampullerden bilinen volfram metali, küresel piyasada en çok talep gören hammaddelerden biri haline geldi. Jeopolitik gerilimler ve Çin'in ihracat kısıtlamaları, metalin fiyatlarında güçlü bir artışa yol açtı ve bu durum, özellikle Avrupa sanayisinde artan bir risk oluşturduğunu belirtti. Avrupa Birliği için kritik ve stratejik bir hammadde olarak kabul edilen bu metalin, mevcut piyasa aksaklıkları ile Avrupa sanayisinin kırılganlığını daha da artırdığı belirtildi. Rotterdam piyasasında mart sonunda, volfram üretiminde kilit bir ara ürün olan amonyum paravolframatın metrik ton başına fiyatının 3.150 dolar ile rekor seviyeye ulaştığı bildirildi. Bu durum, İran ile bağlantılı çatışmaların başlamasından bu yana yaklaşık yüzde 50'lik bir artışı temsil ederken, aynı dönemdeki petrol fiyatı hareketleriyle karşılaştırılabilir olduğu aktarıldı. Fiyat artışının yeni bir trend olmadığı kaydedildi. Aralık ayının sonundan bu yana fiyatların üç kattan fazla arttığı, geçtiğimiz yılların ortalarına göre ise yedi kattan fazla yükseldiği vurgulandı. Volframın, metaller arasında en yüksek erime noktasına sahip, son derece sert bir metal olduğu açıklandı. Bu özelliğinin, onu askeri endüstride anahtar bir uygulama haline getirdiği belirtildi. Zırh delici mermilerde ve silah bileşenlerinde kullanılan volframın, sivil kullanımdan farklı olarak askeri uygulamalarda geri dönüştürülememesi, talebi daha da artırdığı kaydedildi. Ayrıca, alet ve makine üretiminden ileri teknolojilere kadar uzanan geniş endüstriyel kullanımının da talebin artmasına katkı sağladığı vurgulandı. Arz tarafında, küresel volfram piyasasına Çin'in hakim olduğu ifade edildi. Amerikalı kurumların verilerine göre, Çin'in geçen yıl yaklaşık 67.000 ton volfram üreterek dünya toplam üretiminin yaklaşık yüzde 79'unu gerçekleştirdiği aktarıldı. Pekin'in 2025 yılının başında yeni ihracat kısıtlamaları getirme kararının durumu daha da karmaşık hale getirdiği açıklandı. Bu kısıtlamalar nedeniyle ihracatın yaklaşık yüzde 40 oranında azaldığı ve özel devlet onayları gerektirdiği belirtildi. Azalan arzın, artan talep dönemine denk gelmesi, sanayi üzerinde ek baskı oluşturduğu vurgulandı. Volframın, matkaplar, frezeler ve kesici takımlar gibi sert metal bileşenlerin üretiminde vazgeçilmez olduğu ve bu nedenle makine ile metal işleme endüstrileri için kritik öneme sahip olduğu kaydedildi. Avrupa'da ise otomotiv, havacılık, uzay ve savunma sanayileri de dahil olmak üzere endüstriyel üretimin temelini oluşturan sektörlerde özellikle kullanıldığı belirtildi. Tüm bu nedenlerle, volframın nispeten dar bir alanda uzmanlaşmış bir hammaddeden küresel öneme sahip stratejik bir kaynağa dönüştüğü ifade edildi. Mevcut jeopolitik aksaklıkların, Avrupa ekonomilerinin kilit hammaddelerin ithalatına ne kadar bağımlı olduğunu bir kez daha vurguladığı ve bunun önümüzdeki dönemde sanayi politikalarını ve tedarik zincirlerini etkileyebileceği aktarıldı.