NLB Komerciyal Bankası Yönetim Kurulu Başkanı ve Sırbistan Ekonomistler Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Vlastimir Vuković, Kopaonik İş Forumu'nda düzenlenen "Banking 2030: Dijital Dünyada Dirençlilik" paneli açılışında yaptığı açıklamada, geleneksel kredi gelirlerinin uzun vadeli büyüme için artık yeterli olmadığını bildirdi. Vuković, regülasyon ve güvenlik maliyetlerinin arttığını, teknoloji yatırımlarının yükseldiğini ve rekabetin bankacılık dışından geldiğini belirterek, bankaların bu ortamda verimliliği artırması, süreçleri hızlandırması ve sistemin istikrarını koruması gerektiğini vurguladı.
Vuković'in moderatörlüğünü üstlendiği panele Sırbistan'daki bankaların önde gelen isimleri katıldı. Adiko Bankası'ndan Srđan Kondić, OTP Bankası'ndan Rosanda Milatović-Škorić, Banca Intesa'dan Darko Popović, Erste Bankası'ndan Nikola Stamenković ve UniCredit Bankası'ndan Nikola Vuletić, panelist olarak yer aldı. Tartışmaların odak noktası, müşterilerin anlık hizmet ve kolaylık beklediği, regülatörlerin ise sermaye, likidite ve operasyonel dirençlilik alanında giderek daha katı taleplerde bulunduğu bir dünyada bankaların iş modellerini nasıl değiştirdiği oldu. Panelistlerin vardığı sonuç ise netti: Dijitalleşmenin tek başına yeterli olmadığı, müşteriyle olan ilişkiyi sürdürme becerisinin belirleyici olduğu aktarıldı. Vuković bu noktada, "Kilit soru, dijital ekosistemlerin bir parçası olup olmayacağımız değil. Asıl mesele, bu ekosistemlerde müşteriyle olan ilişki üzerindeki kontrolümüzü nasıl koruyacağımızdır," sözleriyle dikkat çekti.
Görüşmelerde yapay zeka ve siber güvenlik konularına özel bir bölüm ayrıldı. Finans sektörünün küresel çapta siber saldırıların en sık hedefleri arasında yer aldığı, aynı zamanda otomasyonu ve ileri analitik sistemleri hızla benimsediği belirtildi. Panelistler, teknolojik ortaklıkların ve yeni dijital hizmetlerin yönetiminin, kredi riskinin yönetilmesi kadar kritik hale geldiğini kaydetti. Vuković, "Teknoloji, bankalar için en büyük gelişim fırsatı olmakla birlikte, aynı zamanda en büyük risktir. Sistem durduğunda güven de durur. Bu nedenle dirençlilik artık yalnızca bir bilgi teknolojisi meselesi değil, banka yönetiminin temel bir konusudur," diye vurguladı. Müşteri davranışlarındaki değişikliklere değinen Vuković, finansı gerçek zamanlı bir hizmet olarak algılayan genç nesle dikkat çekti. "Bugün tam ekonomik faaliyete katılan nesil, bankada hiçbir zaman sıra beklemedi. Onların beklentileri dijital ortamda şekillendi ancak güvenlik ihtiyacı aynı kaldı. Güvenlik olmadan hız bir avantaj değil, bir risktir," ifadelerini aktardı. Panelin son bölümünde organizasyon ve insan kaynakları meseleleri ele alındı. Otomasyonun rutin işlerin büyük bir kısmını devralacağı, ancak risk yönetimi, analitik ve stratejik planlama alanlarında uzman kadro ihtiyacının artacağı kaydedildi. 2030 bankasının daha verimli ve teknolojik olarak daha güçlü olacağı, ancak direnciliğinin yalnızca kullandığı araçlara değil, her şeyden önce iş modelini uyarlama becerisine bağlı olacağı sonucuna varıldı.