Intelpoint platformunun en son verileri, dünyanın en büyük havalimanlarının Atlantika, Los Angeles veya Dubai gibi bilinen devasa merkezlerin ötesine geçtiğini bildirdi. Bu veriler, modern havacılığın günümüzde sadece yolcu sayısına değil, aynı zamanda gelecekteki genişleme imkanlarına ne kadar bağlı olduğunu vurguladı. İstanbul Havalimanı, çok kısa sürede dünyanın en önemli hava merkezlerinden biri haline geldi. Şehrin Avrupa yakasında yer alan havalimanı, 76,5 kilometrekarelik bir alanı kaplıyor. 2018 yılında, artan trafiği ve ek genişlemeleri kaldıramayan eski Atatürk Havalimanı'nın yerini almak üzere açıldığı belirtildi. Başlangıçtan itibaren Avrupa, Asya, Afrika ve Amerika'dan milyonlarca yolcunun geçtiği devasa bir uluslararası merkez olarak tasarlandığı kaydedildi. Terminali, dünyanın tek çatı altındaki en büyüklerinden biri kabul edilirken, tüm kompleks hızlı aktarma, etkin kontroller ve uzun kıtalararası rotalardaki en büyük yolcu uçakları da dahil olmak üzere çok sayıda eş zamanlı uçuşu mümkün kılacak şekilde inşa edildiği aktarıldı. Malezya'daki Kuala Lumpur Uluslararası Havalimanı yaklaşık 100 kilometrekarelik bir alanı kaplıyor ve Asya'nın en iddialı havacılık projelerinden birini teşkil ediyor. Malezya'nın başkentinden yaklaşık 45 kilometre uzaklıkta bulunan havalimanı, sıradan bir havalimanından çok daha fazlası olarak tasarlandığı belirtildi. Kompleks, standart havayolu şirketleri için terminaller ve AirAsia gibi düşük bütçeli taşıyıcılar için özel bir bölüm ile ayrı bir şehir gibi işlev gördüğü kaydedildi. Geniş alanı, kargo bölgeleri, ticari tesisler, yeşil alanlar ve gelecekteki genişleme için rezervlerin inşasını mümkün kıldığı vurgulandı ve Kuala Lumpur'u önümüzdeki on yıllarda hava trafiği artışına en hazır havalimanları arasına kaydetti. Denver Uluslararası Havalimanı, yüzölçümü bakımından Kuzey Amerika'nın en büyük havalimanıdır ve yaklaşık 138 kilometrekarelik bir alanı kapladığı belirtildi. 1995 yılında eski Stapleton Havalimanı'nın yerine açılan bu tesis, başlangıçtan itibaren on yıllarca sorunsuz bir şekilde büyüyebilme fikriyle planlandığı aktarıldı. Ana terminal, diğer bölümlere yeraltı treniyle bağlıdır. Halihazırda altı pisti bulunan havalimanında, on iki piste kadar genişleme alanı olduğu açıklandı. ABD'deki merkezi konumu sayesinde Denver'ın, United Airlines ve Southwest Airlines gibi şirketler için önemli bir merkez haline geldiği, devasa yüzey alanının büyük kargo operasyonlarına, hangarlara ve lojistik merkezlerine de imkan sağladığı vurgulandı. Listede gerçek bir sürprizin Suudi Arabistan'dan geldiği aktarıldı. Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı, inanılmaz bir şekilde 375 kilometrekarelik bir alanı kaplıyor ve şu anda Suudi Arabistan'ın 'Vizyon 2030' stratejisi kapsamında büyük bir genişleme sürecinden geçtiği belirtildi. Çölün ortasındaki bu devasa kompleksin, küresel hava trafiğinin gelecekteki merkezi olarak tasarlandığı ve çalışmaların tamamlanmasının ardından Kral Salman Uluslararası Havalimanı adını taşımasının öngörüldüğü açıklandı. Dünyanın en büyük havalimanının birçok şehirden daha büyük olduğu kaydedildi. Yüzölçümü tam 776 kilometrekare olarak belirtildi. Karşılaştırma yapmak gerekirse, Belgrad'ın kentsel kısmı yaklaşık 389 kilometrekarelik bir alanı kaplamakta olup, bu havalimanının Sırbistan'ın başkentinden neredeyse iki kat daha büyük olduğu vurgulandı. En büyük küresel merkezler kadar yoğun trafiğe sahip olmasa da, havalimanının Airbus A380 dahil günümüzün en büyük yolcu uçaklarını ağırlayabilecek altyapıya sahip olduğu aktarıldı. Özellikle, topraklarının büyük bir kısmının henüz inşa edilmemiş olması dikkat çekiyor. En büyük değerinin de tam olarak burada yattığı belirtildi. Dünya genelindeki birçok büyük havalimanı genişleme alanı bulamazken, Suudi Arabistan'daki bu devasa havalimanı, gelecekte yeni teknolojilere, artan trafiğe ve küresel havacılıktaki değişikliklere uyum sağlama imkanı sunduğu kaydedildi. Bu havalimanları, hava trafiğinin geleceğinin artık sadece yolcu sayısı değil, aynı zamanda alan, esneklik ve uzun vadeli planlama meselesi olduğunu gösteriyor. Havacılık endüstrisinin sürekli büyüdüğü bir dünyada, devasa yüzey alanlarının yeni nesil küresel merkezler için en büyük avantaj haline gelebileceği vurgulandı.