Sırbistan Araştırmacı Gazetecilik Merkezi (CINS), Belgrad'ın Surčin bölgesinde inşa edilen EXPO 2027 projesinde faaliyet gösteren firmaların suç çevreleri ve tartışmalı isimlerle bağlantılarını kapsamlı bir araştırmayla ortaya çıkardı. CINS, en önemli devlet projelerinden birindeki yüklenici firmalar hakkında bilgi eksikliği nedeniyle aylarca süren bir çalışma yürüttüğünü belirtti. CINS, resmi yollarla bilgi edinme çabalarının başarısız olması üzerine, şahıslarla görüşmeler, şirketlerle doğrudan temaslar ve hukuki belgeler toplayarak 200'den fazla firmanın adını doğruladığını aktardı. Bu firmaların arasında daha önce bilinmeyen, suç çevrelerinden kişilerle ve iktidara yakın isimlerle bağlantılı olanlar bulunduğunu kaydetti. Bu firmalar arasında eski Surçin çetesi liderinin ve Zemun çetesi üyesinin ortakları ve aileleri ile Pink Panther grubunun mahkum bir üyesi ve Arkan'ın katilinin gizlenmesine yardım etmekten hüküm giymiş bir kişinin firmaları yer alıyor. CINS, Makiš Beton adlı firmanın çoğunluk hissesi sahibi Marijana Đerić Mandreš'in, Sırbistan Cumhurbaşkanı'nın oğluna yakınlığıyla bilinen Aleksandar Vidojević'in kız kardeşi olduğunu açıkladı. Firmanın diğer ortağı Vujadin Krstić'in ise Željko Ražnatović Arkan cinayetine yardım etmekten hüküm giydiği bildirildi. Araştırmada ayrıca, Preduzeće za puteve Valjevo (PZP Valjevo) adlı şirketin EXPO projesi kapsamında kum tedarik ettiği belirtildi. Bu firmanın yıllardır eski Surčin çetesi lideri Ljubiša Buha Çume ile bağlantılı olduğu, resmi olarak avukatı Dušan Vasović'e ait olmasına rağmen Çume'nin gerçek sahibi olduğu iddialarının bulunduğu aktarıldı. NM Kop firmasının sahibi Nemanja Milenković'in ise Zemun ve Surçin çetelerinin eski üyesi Dejan Milenković Bagzi'nin oğlu olduğu bilgisi paylaşıldı. İlk başta projedeki katılımını reddeden Nemanja Milenković'in, daha sonra CINS'e verdiği ifadede firmasının EXPO 2027 projesinde tam kapasiteyle kum üretimi ve satışı yaptığını kabul ettiği kaydedildi. CINS, bu bulguların, Sırbistan'ın en önemli devlet projelerinden birinde kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığına dair ciddi şeffaflık ve hesap verebilirlik eksikliklerini ortaya koyduğunu vurguladı.