Sırbistan'da geleneksel olarak gayrimenkul yatırımı, sermayeyi enflasyondan korumanın ve kira geliri elde etmenin en kârlı yollarından biri olarak görülüyor. Daha önce sadece iç pazara odaklanılırken, koronavirüs pandemisi sonrası yeni bir eğilim kaydedildi: Giderek artan sayıda vatandaşın yurt dışında, özellikle kıyı bölgelerinde ev, daire veya arsa satın almayı düşündüğü belirtildi. Bölge ve çevresine bakıldığında, Grčka ve İtalya'nın son derece cazip destinasyonlar olarak öne çıktığı aktarıldı. Yunanistan'da gayrimenkul sahibi ve sigorta uzmanı Dajana Petrić Šobot, Blic TV'ye yaptığı açıklamada, bu ülkede yapılan alımların genellikle bankada tutulan tasarruflar için güvenli bir liman işlevi gördüğünü vurguladı. Öte yandan, İtalya'da Trst giderek daha popüler bir nokta haline geliyor. Trst'taki bir emlak ajansının sahibi Ana Tozi, satın alma sürecinin kendine özgü adımları olduğunu, ancak alıcıların iç piyasadaki fiyatlara alternatif arayışı nedeniyle ilginin arttığını açıkladı. Yatırımcıların odak noktasının genellikle büyük şehirlerden, daha iyi fiyat-kalite oranı sunan küçük ama stratejik olarak önemli lokasyonlara kaydığı belirtildi. Grčka ve İtalya'nın yanı sıra Balkan bölgesi de ilgi odağında kalmaya devam ediyor. Podgorica'daki bir emlak ajansının sahibi Stefan Miškolić, Karadağ piyasasının dinamiklerini aktarırken, Big Blu ajansından Dušan Anastasov, yatırım kararı alırken turizm potansiyelinin önemini vurguladı. Uzmanlar, gayrimenkulün kişisel tatil amaçlı mı yoksa sadece kiralama için bir iş modeli olarak mı alındığı sorusunun önemini kaydetti. Yabancı pazarlara açılmanın temel motivasyonlarından biri de fiyat karşılaştırmasıdır. Belgrad birçok kişi için ulaşılamaz hale gelirken, Sırbistan'daki diğer büyük şehirlerdeki gayrimenkul fiyatlarının yurt dışındakilerle rekabet edip edemeyeceği sorusu ortaya çıktı. Genellikle aynı miktar parayla deniz kenarında turizm aracılığıyla daha hızlı yatırım getirisi sağlayan bir gayrimenkul satın almanın mümkün olduğu belirtildi. Bu adımı atmadan önce, yurt dışında satın alma sürecinin ülkeden ülkeye değişebilen ek maliyetler içerdiğini anlamak gerekiyor. Bölgede gayrimenkul satın almak, mükemmel bir kazanç ve sermaye koruması olabilir ancak yalnızca yerel pazar hakkında ayrıntılı bilgiye ve bir yatırımı saf kârdan gereksiz maliyete ayıran tüm ilgili giderlere dikkat edilmelidir.