Rusya'nın Sırbistan Büyükelçisi Aleksandr Bocan-Harçenko, Sırbistan ile Rusya arasında uzun vadeli doğalgaz anlaşması yapılmamasının üç ana nedeni bulunduğunu açıkladı. Bocan-Harçenko, söz konusu anlaşmanın teknik bir mesele olduğunu, ancak Avrupa Birliği (AB) ve diğer aktörlerin siyasi yorumları nedeniyle farklı anlaşıldığını belirtti.

Bocan-Harçenko, uzun veya kısa vadeli bir anlaşmanın, doğalgaz sevkiyatının fiili uygulamasıyla ilgili olmadığını, Gasprom ve Srbijagas şirketleri arasında en üst düzeyde varılan anlaşmaların uygulanmasıyla alakalı olduğunu kaydetti. Büyükelçi, üçer aylık veya daha uzun vadeli sözleşmelerin teknik bir konu olduğunu vurguladı. Ancak her teknik konunun büyük bir politikaya dönüştürülebileceğini ve bunun, AB'deki muhalifler ile kötü niyetli aktörlerin yönlendirmeleriyle, Rusya'nın enerji iş birliğini politize etmeye devam ettiği ve Sırbistan'a baskı yaptığı şeklinde yorumlanabileceğini bildirdi. Bocan-Harçenko, Sırbistan'ın yalnızca AB'den, üstelik çok tavizsiz baskılara maruz kaldığını, Rusya'dan ise herhangi bir baskı olmadığını sözlerine ekledi.

Büyükelçi, Rusya'nın AB'nin aksine, Belgrad'dan veya Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić'ten Avrupa yolundan Rusya ile ilişkilere geçmesini asla talep etmediğini ve böylece her şeyin uzun vadeli olacağı gibi bir mesaj vermediğini belirtti. Bocan-Harçenko, enerji sektöründeki AB'nin yanlış kararlarıyla büyük ölçüde, hatta tamamen yaratılan mevcut durumda, doğalgaz piyasasının daha az istikrarlı olduğunu ve uzun vadeli bir perspektif öngörmenin zorlaştığını aktardı. Bu durumda şirket-müzakerecilerin bunu dikkate alması gerektiğini vurguladı. Rus diplomat, Cumhurbaşkanı Vučić'in Sırbistan'ın Avrupa yolunda olduğu için Rusya'ya yönelik Avrupa enerji politikası kapsamındaki kararları dikkate alması gerektiğini, bunun da Rus doğalgazı alım ve sevkiyatının tamamen kesilmesi anlamına geldiğini kaydetti.

Bocan-Harçenko, Rusya ile Sırbistan arasındaki doğalgaz iş birliğini karmaşıklaştıran üçüncü nedenin ise Bulgaristan'a ve Bulgaristan üzerinden taşımacılığın doğrudan temas noktasının bulunmaması olduğunu bildirdi. Büyükelçi, "Bulgaristan, AB'nin sadık bir üyesidir ve bazen 'madenin önünden koşmaya' çalışır. Eğer Bulgaristan bir engel koyarsa ne olur? Özetle, bunun bir gerçeklik olduğunu anlamak gerekir. Bu nedenle burada kısa vadeli bir anlaşma tercih edilmektedir, çünkü esneklik sağlar" ifadelerini kullandı.

Gazprom'un çoğunluk hissesine sahip olduğu NIS'in (Sırbistan Petrol Endüstrisi) satış görüşmelerinin nasıl ilerlediği sorusuna yanıt veren Bocan-Harçenko, bunun "zorunlu bir adım" olduğunu, zira Rusya için en iyi seçeneğin mevcut iş birliğini ve durumu korumak olduğunu dile getirdi. Büyükelçi, Gazprom'un yaptırım altındaki bu varlıktan çok hızlı bir şekilde kurtulma imkanına sahip olduğunu ancak güvenilir bir alıcı aradığını ve derinlemesine, hızlı olmasa da, görüşmeler yürüttüğünü aktardı. Bu varlığı, hem sonraki ana hissedar olacak şirketin seviyesi hem de potansiyeli ve çağdaş düzeyi göz önüne alındığında, her anlamda güvenilir ellere teslim etmek istediklerini kaydetti.

Bocan-Harçenko, Rusya ile Sırbistan arasındaki iyi ilişkilerin tüm düzeylerde, hem şirketler arasında ekonomik düzeyde hem de en üst siyasi ve devlet düzeyinde olduğunu belirtti. NIS görüşmelerine bizzat katılmadığını ve müdahale etmeyeceğini ifade eden Büyükelçi, görüşmelerin gerektiğinde sona ereceğini düşündüğünü ve bunun uzun bir dönem olmayacağını kaydetti. Bocan-Harçenko, "En önemlisi, görüşmeler öncesinde ve geçiş döneminde her şeyin ortak çabalar sayesinde istikrarlı kalmasıdır. NIS'in toplam sermayesinde kimin daha fazla, kimin daha az paya sahip olmasının önemi var mı? Önemli olan yeni hissedarların istikrarı ve güvenilirliğidir" değerlendirmesinde bulundu.