Sırbistan'ın Novi Sad-Kelebija demiryolu hattı projesinde, dönemin İnşaat, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Sırbistan Demiryolları Altyapısı yetkilileri arasında Temmuz 2020'de gerçekleşen e-posta yazışmaları, fiyat manipülasyonunu ve Çinli konsorsiyum CRIC-CCCC'ye "Çin faktörü" adı altında yüzde 15 komisyon verildiğini ortaya çıkardı. Bu durumun, insan güvenliği için kabul edilemez riskleri ve çok sayıda teknik hatayı göz ardı ederek ülkenin Çinli yüklenici karşısındaki zayıf konumunu pekiştirdiği bildirilmiştir.

Anket Komisyonu'nun elde ettiği ve daha önce kamuoyuna açıklanmayan belgelere göre, dönemin Sırbistan İnşaat, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Zorana Mihajlovic liderliğindeki Bakanlık ile Sırbistan Demiryolları Altyapısı Genel Müdür Vekili Nebojsa Surlan arasında Temmuz 2020'de yapılan elektronik yazışmalarda, projenin önceden anlaşılan bir fiyata nasıl sığdırılacağı, Çinli konsorsiyumun talep ettiği provizyon ve devletin Çinli ortakla pazarlıklarda neden zorlandığı tartışıldı. Yazışmalarda, köprü onarım maliyetlerinin önemli ölçüde düşük tahmin edildiği ve bunun güvenlik risklerini artırabileceği vurgulandı. Devlet Sekreteri Imre Kern ve Proje Yöneticisi Anita Dimoski arasındaki bir e-postada, projenin en güvenli ve ekonomik şekilde nasıl yapılacağı yerine, önceden belirlenmiş bir rakama ve yüklenicinin "Çin faktörü" olarak bilinen yüzde 15'lik ek komisyonuna nasıl uyum sağlanacağının ele alındığı kaydedildi. Sırbistan Demiryolları Altyapısı, 6 Mart 2025 tarihli 135 sayfalık raporunda, Belgrad-Novi Sad arasındaki aynı Çinli yüklenici tarafından yapılan çalışmalar da dahil olmak üzere, çok sayıda usulsüzlük tespit etti.

Novi Sad'daki tren istasyonunda 16 kişinin ölümüne ve bir kişinin ağır yaralanmasına yol açan gölgelik çökmesi, kamu projelerinin yolsuzlukla nasıl tehlikeli hale getirildiğinin en trajik örneğini oluşturmaktadır. Bu tür felaketlerin, malzeme, denetim veya tasarım standartlarından sapılarak maliyet ve komisyon odaklı alınan kararların doğrudan bir sonucu olduğu belirtilmiştir. Bu durum, kamu paralarının kötüye kullanılmasına zemin hazırlamakla kalmayıp, idari hatanın cezai suçla karıştığı bir sistemin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Yetkililer, böylesi bir ortamda mühendislerin ve denetçilerin çoğu zaman belirlenen sürelere veya siyasi vaatlere uymak için kuralları göz ardı etmeye zorlandığını aktarmıştır. Kamuoyuna, bu tür projelerde karar vericilerin hesap verebilirliği ve vatandaşların güvenliğinin önceliklendirilmesi gerektiği çağrısı yapılmıştır.