Binaların enerji verimliliğini artırma çalışmalarının, gayrimenkul değerini önemli ölçüde artırabileceği ve aynı zamanda ısıtma maliyetlerini düşürebileceği bildirildi. Uzmanlar, bu tür çalışmaların birçok durumda karlı bir yatırım teşkil ettiğini kaydetti. Vuest partner kıdemli ekonomisti Simon Liti, bu tür çalışmalar için doğru zamanın neredeyse her zaman olduğunu açıkladı. Liti, özellikle sübvansiyonlar, vergi avantajları, daha düşük bakım maliyetleri ve yenileme sonrası gayrimenkulün piyasa değerindeki artış dikkate alındığında bunun önemli olduğunu vurguladı. Enerji verimli gayrimenkullere olan talep, sürdürülebilirlik düzenlemeleri nedeniyle bu konuya dikkat etmek zorunda olan fonlar ve emeklilik kasaları gibi yatırımcılar arasında özellikle artış kaydetti. Bu durumlarda yatırımların sadece daha düşük faturalar sağlamakla kalmayıp, özellikle çok haneli konutlarda kira gelirlerini artırma potansiyeli de taşıdığı belirtildi. Gayrimenkul fiyatları, özellikle şehirlerde sürekli artmasına rağmen, enerji verimliliğine yatırım yapmanın hala anlamlı olduğu belirtildi. Kentsel alanlarda piyasanın sürdürülebilir iyileştirmelere daha güçlü tepki verdiği, bu tür yatırımların sahipleri gelecekteki yasal kısıtlamalardan koruduğu ancak daha katı kira kurallarının yatırım getirisini kısmen sınırlayabileceği kaydedildi. Özel mülk sahiplerinde ise enerji renovasyonunun en çok, mülkte yaşamaya devam etmeyi planlayanlar için karlı olduğu vurgulandı. Satış öncesi tam bir yenilemenin çoğu zaman karlı olmadığı, ancak ısıtma sisteminin değiştirilmesi (örneğin fuel oil'den ısı pompasına veya merkezi ısıtmaya geçiş) gelecekteki maliyetleri düşürdüğü için satış durumunda bile ekonomik olarak haklı olabileceği açıklandı. Uzmanlar, mülk sahiplerinin öncelikle binanın durumunu değerlendirmesini tavsiye etti. Yapısal bütünlüğün korunması durumunda, önceliğin ısıtma sisteminin değiştirilmesi olması gerektiği belirtildi. Aksi takdirde, daha iyi etkiler ve tasarruflar elde etmek için çatı, cephe ve pencerelerin aynı anda yenilenmesinin daha karlı olacağı kaydedildi. 2050 yılına kadar iklim nötrlüğüne ulaşma hedefiyle giderek katılaşan düzenlemeler, bu tür yatırımları ayrıca teşvik ettiği, bankaların da enerji verimli binalar için daha uygun krediler sunduğu vurgulandı. Gelecek dönemde, artan sıcaklıklar nedeniyle binaların verimli soğutulması ile mevcut malzeme ve yapıların yeniden kullanımını içeren "gri enerji" gibi sürdürülebilirlik konularına daha fazla odaklanılması beklendiği bildirildi.