Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verileri, Sırbistan’da kronik hastalığı olan hastaların yaklaşık yarısının tedavilerini belirtildiği şekilde uygulamadığını bildirdi. Bu durumun, birçok tedavinin beklenen sonuçları vermemesine ve hastalığın yeterince kontrol altına alınamamasına yol açtığı kaydedildi. İlaçların doğru kullanımı, başarılı tedavinin ilk adımıdır. Terapötik adhezyon terimi, hastanın ilaç kullanımı, tedavi uygulama yöntemi ve tedavinin bir parçası olan yaşam tarzı değişiklikleri konusunda sağlık çalışanlarının tavsiyelerine uyma derecesini ifade etmektedir. Sırbistan Eczacılık Odası Eczacısı Milena Milojević, tedavinin doğru uygulanmaması durumunda hastalığın kötüleşebileceğini, komplikasyonların gelişebileceğini ve hatta gelecekteki tedavinin etkinliğinin azalabileceğini vurguladı. Milojević, her yanlış uygulanan tedavinin ardında sadece bir sayı değil, sağlık durumu kötüleşebilecek somut bir hasta olduğunu aktardı. Tedaviye bağlılığın, yani adhezyonun ne denli önemli olduğunu, sağlık takviminde 27 Mart Dünya Terapötik Adhezyon Günü olarak anılmasından anlamak mümkündür. Bu gün, reçete edilen tedavinin doğru ve tutarlı bir şekilde uygulanmasının önemini vurguladı. Mevcut verilere göre, düşük adhezyon seviyesi Avrupa'da yılda yaklaşık 200.000 önlenebilir ölümle ilişkilendirilmekte olup, tedavi masrafları, hastane yatışları ve tedaviye uyumsuzluk sonucu oluşan hastalık komplikasyonları nedeniyle yıllık ekonomik yük 80 ila 125 milyar avroya ulaştığı belirtildi. Milojević, bu süreçte eczacıların son derece önemli bir rolü olduğunu vurguladı. En erişilebilir sağlık profesyonelleri olarak eczacıların, hastaların tedavileriyle ilgili tavsiye ve destek için başvurdukları ilk uzmanlar olduğunu belirtti. Eczacıların günlük eczane çalışmaları aracılığıyla tedavinin daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunduklarını, ilaçların doğru kullanım şeklini açıkladıklarını, olası etkileşimler ve yan etkiler hakkında bilgi verdiklerini, ayrıca reçete edilen tedavinin düzenli alınmasının önemini aktardı. Bu şekilde, terapötik adhezyonun geliştirilmesine aktif olarak katılarak hasta sağlığı sonuçlarını ve yaşam kalitesini doğrudan etkiledikleri kaydedildi. Sırbistan Eczacılık Odası, eczacıların bu rolünü daha da güçlendiren programları sürekli olarak geliştirdiği bildirdi. Bu programlar arasında diyabet, astım, hipertansiyon danışmanları ve yeni tanıtılan ilaç danışmanı gibi projelerin bulunduğu ve bu projelerin hastalara standartlaştırılmış sağlık hizmetleri sunulmasını sağladığı açıklandı. Bunların sadece teorik öneriler olmadığı, uzman eczacıların somut danışmanlık programları aracılığıyla hastalarla her gün çalıştığı kaydedildi. Milojević, bu projelerle hastalara hastalıklarını ve tedavilerini anlamaları, ilaç kullanımındaki olası sorunları belirlemeleri ve düzenli ve doğru tedavi almaları için motivasyon sağlamak üzere uzman desteği sunulduğunu belirtti. Birçok ilacın özel bir uygulama şekli olduğunu, astımdaki inhalasyon tedavisi ve insülin kullanımı gibi önemli örnekler olduğunu açıkladı. Sırbistan Eczacılık Odası'nın astım danışmanı projesi kapsamında, bu ilaçların doğru kullanımını açıkça gösteren eğitim videoları sağladığını ve bunun tedaviye uyum ve terapötik hedeflere ulaşmak için kritik olduğunu vurguladı. Diyabet Danışmanı projesi kapsamında, uzman eczacıların hastalarla çalışırken insülinin doğru uygulamasını, glisemi takibini ve hastalığın kontrolünde beslenme ve fiziksel aktivitenin önemini açıkladığı aktarıldı. Antibiyotik danışmanı projesi aracılığıyla da terapötik adhezyona özel önem verildiği, zira hastaların çoğu zaman reçete edilen antibiyotik tedavisinin süresine ve dozaj rejimine uymadığı belirtildi. Milojević, hipertansiyonun ciddi komplikasyonların gelişimi için ana risk faktörlerinden biri olması nedeniyle, Sırbistan Eczacılık Odası'nın uzman ekibiyle Hipertansiyon Danışmanı projesi aracılığıyla hastaların kan basıncını doğru bir şekilde ölçmelerine yardımcı olan eğitim videoları sağladığını kaydetti. Uzman eczacıların, ilaçların doğru kullanımı ve optimal tedavi etkisinin elde edilmesi amacıyla hastaları aktif olarak takip ettiğini ve sağlık tavsiyeleri sunduğunu belirtti. Eczacılık pratiğinin daha da geliştirilmesi kapsamında, bireysel hasta yaklaşımı, tedavinin analizi ve kişiselleştirilmiş tavsiyelerin verilmesini içeren bir tedavi gözden geçirme hizmetinin de uygulamaya konulduğu ve bunun terapötik adhezyonun geliştirilmesine özel odaklandığı aktarıldı. Tüm bu faaliyetler aracılığıyla eczacıların, adhezyonun iyileştirilmesine, daha iyi sağlık sonuçlarına ve hastaların yaşam kalitesine aktif olarak katkıda bulunduğu bildirdi. Hastaların kendilerini daha iyi hissettiklerinde bile tedaviyi kendi başlarına kesmemeleri, ilaçları tam olarak reçete edildiği gibi almaları ve tedavileriyle ilgili herhangi bir şüpheleri olması durumunda eczacılara başvurmaları gerektiği vurgulandı.