Sırbistan'da her eğitim-öğretim yılının başında velilerin gündemine gelen "öğrenci dinarı" (đački dinar) uygulaması yeniden tartışılıyor. Eğitim Bakanlığı hiç kimsenin bu ödemeyi yapmakla yükümlü olmadığını yinelerken, bazı okullarda ödemenin gönüllü olmaktan çok zorunlu gibi sunulduğu, öğretmenlerin velilere zaman zaman "borçlu kaldıklarını" hatırlattığı belirtiliyor.

"Öğrenci dinarı" ifadesi hiçbir yasada yer almıyor. Terim, velilerin okula bütçe finansmanı dışında yaptığı gönüllü katkılar için kullanılan halk arasındaki bir ad. Yasal çerçeve, Eğitim ve Öğretim Sisteminin Temelleri Yasası'nın kurumun ek ve öz gelirlerine ilişkin genel hükümleri ile veli konseyinin yetkilerine dayanıyor. Yasaya göre veli konseyi, yetişkin eğitimi okulları dışındaki her kurumda bulunuyor.

Eğitim Bakanlığı'nın ortaya koyduğu temel ilke şu: Yasa okullara daha yüksek bir çalışma standardı sağlamak amacıyla velilerden bağış almayı yasaklamıyor, ancak bu tür bağışlar zorla alınamaz.

Uygulamada en sık ihlal edilen üç kural öne çıkıyor:

Öğrenci dinarının başlatılması, tutarı ve amacına ilişkin kararı okul müdürü ya da bir öğretmen değil, veli konseyi alıyor.

Veli konseyi okulun para toplamasına karar verse bile ödeme her veli için ayrı ayrı gönüllü. Hiçbir veli istemediği veya ödeyemediği bir tutarı yatırmaya zorlanamıyor.

Okul, kayıt işlemlerini, karne veya herhangi bir belgenin düzenlenmesini öğrenci dinarı ödemesine bağlayamıyor. En sık ihlal edilen kural bu ve tek net koruma mekanizması da burada devreye giriyor: Veli, sorunlu durumu belediye veya cumhuriyet düzeyindeki eğitim müfettişliğine bildirebiliyor.

Okulların bu fonlarla gerçekte neleri finanse ettiğine bakıldığında liste, adından tahmin edilebileceğinden çok daha geniş. Özel güvenlik, fotokopi kâğıdı, toner, yarışmalara katılım masrafları, Kızılhaç üyeliği, ders malzemeleri, en başarılı öğrenciler için hediye alımı, hatta bazı durumlarda okulun bilgisayar donanımının bakımı veya belediye bütçesi geciktiğinde hijyen malzemesi temini bu kalemler arasında.

Tutarlar ise büyük farklılık gösteriyor: Bazı ilkokullarda yılda sembolik 200 dinar iken bazı sanat okullarında 10.000 dinara kadar çıkıyor. Özel güvenlik hizmeti bazı yerlerde ayrıca ücretlendiriliyor ve bazı kaynaklara göre yarıyıl başına 1.200 ile 3.000 dinar arasında değişiyor.

Çoğu zaman tamamen ayrı bir konu gibi algılansa da güvenlik hizmeti hukuken öğrenci dinarıyla aynı kategoriye giriyor. Okulun bu hizmeti sunup sunmayacağına veli konseyi karar veriyor, ödeme her veli için ayrı ayrı gönüllü ve karne ya da herhangi bir belgenin düzenlenmesi için koşul olamıyor. Tek fark usulde: Uzun vadeli bir hizmet söz konusu olduğu için veli konseyi yalnızca tutar üzerinde oylama yapmıyor, firmayı kamu ihalesi süreciyle seçiyor.

Katı kuralların arkasında bazen tatsız durumlar da yaşanıyor. Belgrad'daki bir ekonomi lisesinin müdürü Dejan Nedić, basına yaptığı açıklamada sorunun genellikle okul yönetiminden değil "alt kademeden" kaynaklandığını kabul etti. Bazı okullarda karnelerin bu şekilde ödeme koşuluna bağlanmasının kabul edilemez olduğunu söyleyen Nedić, müdürlerin ödemenin zorunlu olmadığını iyi bildiğini, ancak sınıf öğretmenlerinin bunu çoğu zaman bilmediğini ya da velilere doğru şekilde aktarmadığını ekledi.

Ancak tüm deneyimler olumsuz değil. Belgrad'daki "Dragojlo Dudić" ilkokulunun müdürü Danijela Pavić, veli konseyinin oybirliğiyle bir yılın öğrenci dinarı gelirini insani bir amaca yönlendirmeye karar verdiğini ve lösemi tedavisi için Milano'ya gitmesi gereken Sara adlı bir kıza yardım edildiğini anlattı.