Sırbistan'da yaban mersini, son on beş yıldır en umut vadeden meyve türlerinden biri olarak öne çıktı. Yüksek fiyatlar, artan ihracat ve Avrupa pazarındaki yoğun talep, birçok yatırımcıyı ve üreticiyi bu meyvede ciddi bir kazanç fırsatı görmeye teşvik etti. Ancak "mavi altın" hikayesinin ardında çok daha karmaşık bir gerçekliğin yattığı belirtildi. Sektörün ilk gelişim yılları, bilgi eksikliği, düzensiz piyasa ve üreticilerin gerçekçi olmayan beklentileriyle şekillendi. Bu, bazı ekili alanların zarar görmesine ve üreticilerin yatırımlarını geri kazanamamasına neden oldu. Günümüzde üretim daha düzenli, ihracat daha istikrarlı ancak artan maliyetler, iş gücü eksikliği, yurt dışından gelen yoğun rekabet ve iklim değişiklikleri gibi yeni zorluklar yaşandığı belirtildi. Yaban mersini yetiştiriciliği danışmanı ve eski bir üretici ve ihracatçı olan Aleksandar Milić, ilk yıllardaki en büyük sorunun üreticilerin yeterli bilgi ve uzman desteği olmadan işe başlaması olduğunu kaydetti. Sırbistan'da yaban mersini üretiminin başlangıcı büyük bir iyimserlik dalgasıyla ilerledi. Birçok kişi, sadece ekim yapmak ve ilk hasadı beklemekle yeterli olacağına inanırken, üretim teknolojisi ve uzun vadeli sürdürülebilirlik hakkında çok az konuşuldu. Bu yüzden birçok üreticinin daha sonra ciddi finansal sorunlarla karşılaştığı aktarıldı. Milić, üreticilere yeterli uzman desteği sağlanmadığı için geçmişte birçok ekili alanın zarar gördüğünü ve yatırımları geri alamama sorunu yaşadığını belirtti. Ticari hikayelerin, ürünün sorunsuz bir şekilde satın alınacağına dair güvenceler verdiğini ancak bunun düşük maliyetle yatırım yapanları zor durumda bıraktığını kaydetti. Milić, sorunun sadece üretim teknolojisinde değil, aynı zamanda yetersiz gelişmiş piyasa kültüründe de olduğunu açıkladı. İlk ciddi ihracat adımlarının atıldığı dönemde, üreticilerin uzun vadeli sözleşmelere ve yabancı alıcılara istikrarlı tedarik sağlamaya hazır olmadığını vurguladı. 2016 ve 2017 yıllarında kendi firmasını kurarak taze yaban mersini ihracatı yaptığını aktaran Milić, bunun İngiltere ve Hollanda pazarlarına yapılan ilk ihracatlar arasında olduğunu kaydetti. Ancak o dönemde üreticilerin anlaşılan miktarları teslim etmeyip, biraz daha yüksek fiyat veren yere ürünlerini götürdükleri için bu sistemin başarılı olamadığını belirtti. Bu tür deneyimler, üreticileri kooperatifler ve birlikler aracılığıyla organize olmaya zorladı. Günümüzde durum on yıl öncesine göre önemli ölçüde farklılık gösteriyor ve sektörün daha profesyonel temellerde işlediği kaydedildi. Milić, üreticilerin artık kendi kooperatiflerini ve birliklerini oluşturduğunu, bu sayede hem işe dürüstçe yaklaşabildiklerini hem de yabancı alıcıların taleplerine yanıt verebildiklerini vurguladı. Kooperatiflerin kendi teknologları aracılığıyla üretici hazırlığı, hasat kontrolü ve kalite kontrolü yaptığını, bu durumun yabancı alıcılarla sorun yaşanmamasını sağladığını belirtti. Yaban mersini bugün Sırbistan iç pazarında en pahalı meyveler arasında yer alıyor. Ancak Milić, perakende fiyatı ile üreticinin kazancının aynı olmadığını belirtti. Bu sezon kilogram başına alım fiyatının yedi avro civarında olması beklendiğini, ancak nakliye, paketleme ve ticari marjlar eklendiğinde raftaki nihai fiyatın çok daha yüksek olabildiğini açıkladı. Milić, toptan alım fiyatının yedi avro civarında olacağını, ancak bu fiyatın nakliye ve paketleme maliyetleri eklendiğinde marketlerde üç bin Sırp dinarını aşabildiğini bildirdi. Ayrıca, iyi bir verim yılının otomatik olarak iyi bir fiyatı garanti etmediği vurgulandı. Milić, piyasada çok fazla ürün olduğunda fiyatların düşebileceğini ve bu yıl Yunanistan'ın çok fazla ürün vermesinin diğer tüm üreticileri etkilediğini belirtti. Sırbistanlı üreticilerin en büyük sorunlarından biri iş gücü haline geldi. Yaban mersini hala elle toplanıyor ve hasat maliyetleri toplam üretim maliyetlerinin önemli bir bölümünü oluşturduğu kaydedildi. Milić, hasat için günlük ücretlerin altı bin Sırp dinarına yakın olacağını tahmin ettiğini aktardı. Bu yıl verimin çok yüksek olması nedeniyle kiraz ve erik hasatlarıyla yaban mersini hasadının çakışmasının iş gücü sıkıntısını daha da artırabileceğini kaydetti. Milić'e göre, sadece yüksek günlük ücretler sorunu çözmek için yeterli değil çünkü üreticilerin herhangi bir işçiye değil, gerekli normu karşılayabilecek vasıflı toplayıcılara ihtiyacı olduğu belirtildi. Milić, kırk kilogramın kar garantisi için optimum ağırlık olduğunu, on beş kilogram toplayan bir iş gücünün kendileri için tamamen eksiye yol açtığını açıkladı. Yerli işçi eksikliği nedeniyle bazı şirketlerin halihazırda yurt dışından iş gücü temin ettiği kaydedildi. Milić, Nepal'den ve doğu ülkelerinden gelen kişilerin tarımsal işlerde ve hasatta çalışmaya başladığına dair bazı işaretler olduğunu bildirdi. Piyasa zorluklarının yanı sıra, üreticiler iklim değişikliklerinin sonuçlarıyla da giderek daha fazla yüzleşiyor. Yüksek sıcaklıklar, tahmin edilemeyen donlar ve değişen hava modelleri hem çeşit seçimini hem de üretim teknolojisini etkilediği belirtildi. Milić, en önemli etkinin iklim değişiklikleri olduğunu vurguladı. Eskiden ılıman karasal iklime sahip olduklarını ancak şimdi tamamen subtropikal iklime geçtiklerini ve bunun bambaşka bir boyut olduğunu kaydetti. Yaban mersini üretim felsefesini tamamen değiştirmeleri gerektiğini açıkladı. Bu nedenle üreticiler, yüksek sıcaklıklara daha iyi dayanabilen ve hasat sonrası kalitesini daha uzun süre koruyabilen çeşitler ararken, aynı zamanda yeni koruma ve sulama sistemlerine yatırım yaptığı belirtildi. İhracat hala ana satış kanalı olmasına rağmen, iç pazar giderek daha önemli hale geliyor. Sırbistan'da ve Avrupa genelinde yaban mersini tüketiminin artması, üreticilere ürünlerini pazarlamak için ek alan sağladığı belirtildi. Milić, oranın eskisi gibi yüzde doksan-on değil, seksen-yirmi olabileceğini ve Sırbistan'da tüketimin her yıl kesinlikle arttığını belirtti. Eskiden her şeyi ihracat üzerinden değerlendirdiklerini, ancak şimdi iç pazarın da oldukça iyi miktarda yaban mersini çektiğini açıkladı. Sadece Sırbistan'da değil, Avrupa genelinde de tüketim artışı kaydedildiğini aktaran Milić, tüketicilerin yaban mersininin sağlık faydalarına yönelik farkındalığının son yıllarda talebi artırdığını belirtti. Eskiden niş bir ürün olarak kabul edilen bu kültürün, giderek günlük tüketimin bir parçası haline geldiğini kaydetti. Bu nedenle, iş gücü sorunlarına, artan maliyetlere ve giderek belirginleşen iklim değişikliklerine rağmen üreticiler sektörün gelişimi için hala bir potansiyel görüyor. Üretime az bilgi ve büyük beklentilerle girildiği dönemin aksine, günümüzde başarının sadece verim yılına değil, üreticinin piyasa taleplerine ne kadar yanıt verebildiğine bağlı olduğu açıkça anlaşıldığı belirtildi. Sırbistan'ın en önemli ihracat meyvecilik dallarından birinin gelecekteki gelişimi, bu zorluklara nasıl yanıt vereceğine bağlı olacak.