Milyonlarca insan her gün, belki de hiç dolmayacağı düşünülen işler için yarışıyor. Bu, sözde sahte iş ilanları veya yarışmaları olarak adlandırılan ve genellikle şirketin yeni bir çalışanı işe almak için gerçek bir niyeti olmadığı durumları ifade eder.

Bu uygulama, Teksas eyaletindeki ABD LinkedIn platformu hakkındaki soruşturma sonrasında tekrar kamuoyunda gündeme geldi. Oradaki savcılar, ücretli hizmet kullanan kullanıcıların gerçek iş fırsatlarını temsil etmeyen ilanlarla karşı karşıya bırakılıp bırakılmadığını araştırıyor.

Soruşturma tek bir platforma odaklanıyor olsa da uzmanlar, sorunun çok daha geniş olduğunu ve "fantom" işlerinin modern çalışma piyasasının bir parçası haline geldiğini belirtiyor.

İlk bakışta, şirketlerin işe almak istemedikleri çalışanları arama fikri mantıksız gibi görünse de, uzmanlar bunun için bazı iş nedenleri olduğunu açıklıyor.

Şirketler sıklıkla bu tür ilanları kullanarak potansiyel adayların ön bilgilerini toplamak, uzmanlık bazını oluşturmak ve gerçek bir işe alım ihtiyacı ortaya çıktığında hazırlıklı olmak amacıyla yararlanırlar. Bu şekilde, seçim sürecini kısaltıp işçi bulma maliyetlerini azaltabilirler.

Ayrıca, ilanlar bazen çalışma piyasasını test etmek için kullanılır - şirketler, başvuran sayısı ve beklentileri göz önünde bulundurarak, iş gücü bulunabilirliğini ve maaş seviyelerini değerlendirebilirler.

Bu tür ilanların tam sayısını belirlemek zordur çünkü şirketlerin genellikle bir yarışmanın işe almaya yol açmadığını açıklamadığı görülür. Ancak bazı araştırmalar, sorunun küçük olmadığını gösteriyor.

Analizler, iş ilanlarının beşte biri ile dörtte biri arasında gerçek bir işe alım için tasarlanmamış pozisyonlarla ilişkilendirilebileceğini ortaya koyuyor. Benzer ilanlar sadece LinkedIn'de değil, farklı iş platformlarında da karşımıza çıkıyor.

Uzmanlar, bu tür uygulamaların adayları kandırabilir ve başvurular, röportajlar ve belki de hiç bulunmayacak işler için hazırlık yapmaları gibi zaman yatırımı yapan kişileri yanıltma potansiyeline sahip olduğunu belirtiyor.

LinkedIn, iş modeli nedeniyle özellikle dikkat çekiyor çünkü şirketin gelirlerinin büyük bir kısmı işe alma hizmetleri ve premium üyeliklerden geliyor.

Teksas savcılığı, kullanıcıların ek hizmetler ödediklerinde gerçek iş fırsatlarına erişim beklentisi olup olmadığını araştırıyor, LinkedIn ise suçlamaları reddediyor ve kötüye kullanımın önlenmesi için çalıştıklarını belirtiyor.

Soruşturmanın sonucuna bakılmaksızın, bu durum iş ilanı pazarının nasıl düzenleneceği ve adayların kandırılmasının önlenmesi gerektiği konusunda önemli soruları gündeme getiriyor. Uzmanlar, gelecekte aktif yarışmalar için daha sıkı bir kontrol ve işe alma şirketleri ile platformları için daha fazla sorumluluk gerektiğini düşünüyorlar.