Beslenme uzmanı diyetisyen Mia Pešić Jolović, yumurtaların ne sınırsız bir süper gıda ne de sağlığın düşmanı olduğunu, gerçeğin ikisinin arasında bir yerde bulunduğunu belirtti. Jolović, "Blic zdravlje"ye yaptığı açıklamada, yumurtaların etkisinin organizmaya, beslenme şekline ve tüketilen miktara bağlı olduğunu, bu nedenle anahtarın dışlamak değil, denge, çeşitlilik ve ölçülü tüketim olduğunu kaydetti. Uzman, beslenmede asıl sorunun yumurtaların kendileri değil, onlarla birleştirilen gıdalar olduğunu vurguladı. Mia Pešić Jolović, yumurtaların yıllardır yüksek kolesterolün ana suçlularından biri olarak haksız yere suçlandığını aktardı. Günümüz modern tıbbının daha incelikli bir bakış açısı sunduğunu ifade eden Jolović, yumurtaların besleyici değerlerinin yüksek olduğunu ancak sağlık üzerindeki etkilerinin eskiden düşünülenden çok daha fazla faktöre bağlı olduğunu açıkladı. Bir yumurtanın organizmanın ihtiyaç duyduğu neredeyse her şeyi içerdiğini belirten uzman, yüksek kaliteli proteinler, A, D, E ve B12 vitaminleri ile demir ve selenyum gibi minerallerin bir kombinasyonunu içerdiğini aktardı. Özellikle beyin fonksiyonları için önemli olan kolin ile yumurta sarısındaki antioksidanların görme yeteneğini korumaya yardımcı olduğunu kaydetti. Bir yumurtanın yaklaşık 200 mg kolesterol içerdiğini ve bu nedenle geçmişte tüketiminin sıkı bir şekilde sınırlandırıldığını anımsatan Mia Pešić Jolović, günümüzde durumun bu kadar basit olmadığını belirtti. Jolović, yumurtaların kan kolesterol seviyesini etkileyebileceğini ancak çoğu insanın vücudunun bu alımı kısmen düzenleme yeteneğine sahip olduğunu vurguladı. Bu nedenle değişikliklerin genellikle hafif olduğunu ve sağlıklı kişilerde önemli bir sağlık riski oluşturmadığını kaydetti. Ancak, özellikle kan yağlarında zaten bozukluk olan belirli kişilerde bu etkinin daha belirgin olabileceğini, bu yüzden herkes için geçerli evrensel bir kural bulunmadığını ifade etti. Uzman, sıklıkla unutulan önemli bir mesajın, yumurtaları nadiren tek başına yediğimiz olduğunu belirtti. Mia Pešić Jolović, yumurtaların pastırma, tereyağı ve işlenmiş etlerle kombinasyonunun, tek başına yumurtalardan daha güçlü bir şekilde "kötü" kolesterolü etkileyen doymuş yağ alımını önemli ölçüde artırdığını açıkladı. Diğer yandan, sebzeler, tam tahıllar ve sağlıklı yağlarla birlikte tüketilen yumurtaların dengeli ve kaliteli bir öğünün parçası olabileceğini aktardı. Yıllar içinde tavsiyelerin değiştiğini, eskiden haftada en fazla 2 ila 3 yumurta önerilirken, modern yaklaşımın daha fazla esneklik sağladığını kaydetti. Sağlıklı kişiler için günde bir yumurtanın dengeli bir beslenmenin parçası olabileceğini belirten Jolović, ancak kolesterolü yüksek, kalp hastalığı veya diyabeti olan kişilerde bireysel yaklaşımla dikkatli ve ölçülü alımın hala tavsiye edildiğini vurguladı. Beslenme uzmanı diyetisyen Mia Pešić Jolović, kardiyovasküler hastalığı veya lipid bozukluğu olan hastalar için güvenli ve en sık önerilen sınırın haftada yaklaşık 3 ila 4 yumurta sarısı olduğunu, daha fazla yumurta akı tüketilebileceğini ve genel diyet yağlarının kontrol edilmesi gerektiğini belirtti. Mia Pešić Jolović, uzun bir oruçtan sonra, beslenmenin daha hafif ve hayvansal yağlar açısından daha fakir olduğu dönemde, ağır gıdalara ani dönüşün organizmayı zorlayabileceğini aktardı. Bu dönemde daha fazla miktarda yumurta tüketiminin geçici rahatsızlıklara neden olabileceğini belirten uzman, bu şikayetlerin genellikle geçici olduğunu ancak organizmanın olağan beslenmeye kademeli olarak dönmesi gerektiğinin açık bir işareti olduğunu kaydetti. Mia Pešić Jolović, haşlanmış yumurtaların güvenli bir şekilde saklanabileceğini belirtti. Paskalya'nın yumurtaların sıklıkla masada dekorasyon olarak durduğu bir zaman olmasına rağmen, tüm gün oda sıcaklığında bırakılmaması, daha kısa bir süre sonra tüketilmek üzere buzdolabına geri konulması gerektiğini anımsattı. Jolović, giderek daha fazla kişinin yumurta boyamak için yapay boyalar yerine doğal yöntemleri tercih ettiğini gözlemlediğini aktardı. En sık kullanılan doğal boyaların soğan kabukları, kırmızı lahana, ıspanak ve kırmızı pancar olduğunu belirten Jolović, bu yöntemlerin sadece daha güvenli olmakla kalmayıp, aynı zamanda bayram hazırlıklarının geleneksel ruhunu da geri getirdiğini kaydetti.