Bitkisel sütler, klasik süte daha hafif ve besin değeri yüksek bir alternatif arayanlar arasında yıllardır popülerliğini korurken, son dönemde kara süt adı verilen bir içecek büyük ilgi görüyor. Zadovoljna.hr'nin bildirdiğine göre, siyah susam, hurma ve sudan yapılan bu koyu, kremsi içecek, zengin tadı, doğal tatlılığı ve etkileyici besin profili sayesinde sağlıklı gıda meraklıları tarafından büyük beğeni topladı. İlk bakışta modern bir sağlıklı yaşam latte'si gibi görünse de, çekici dış görünüşünün ardında gerçek bir besin bombası barındırdığı belirtildi. Kara sütün genellikle ıslatılmış siyah susam tohumları, hurma, su ve bir tutam tuzun karıştırılmasıyla hazırlandığı aktarıldı. İsteğe bağlı olarak vanilya, tarçın veya biraz akçaağaç şurubu eklenerek lezzeti zenginleştirilebiliyor. Siyah susamın, klasik beyaz susamdan daha yoğun, cevizli tadı ve yüksek antioksidan, mineral ile sağlıklı yağ içeriğiyle farklılaştığı vurgulandı. Bu nedenle birçok kişi bu içeceği fonksiyonel bir besin takviyesi olarak değerlendiriyor. Kara sütün kalsiyum açısından zengin olduğu kaydedildi; siyah susamın doğal olarak yüksek miktarda kalsiyum içerdiği, bu nedenle süt ürünleri tüketmeyenler için harika bir besin takviyesi olabileceği belirtildi. Ayrıca sezamin ve sezamolin gibi güçlü antioksidanlar açısından zengin olduğu, vücudu oksidatif stresten ve serbest radikallerden korumaya yardımcı olduğu aktarıldı. Bu içeceğin E vitamini, çinko, bakır ve sağlıklı yağlar içermesiyle daha sağlıklı saçlar, daha elastik cilt ve yaşlanma belirtilerinin yavaşlamasıyla ilişkilendirildiği vurgulandı. Hurmanın doğal şeker, lif ve mineral kaynağı olarak vücuda hızlı ancak daha istikrarlı bir enerji sağladığı, ayrıca minerallerin, sağlıklı yağların ve antioksidanların kombinasyonunun bağışıklık sistemi ve genel vücut durumu üzerinde olumlu etkileri olabileceği açıklandı. Besin değeri çok yüksek bir içecek olmasına rağmen uzmanlar, aşırı tüketimde dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Siyah susamın yüksek yağ ve kalori içerdiği, bazı kişilerde alerjik reaksiyonlara veya belirli kan rahatsızlıklarıyla ilgili sorunlara yol açabileceği kaydedildi. Bu nedenle, dengeli bir diyetin parçası olarak haftada birkaç kez yarım ila bir bardak tüketilmesi önerildi.