Evliliklerin en sık bozulmasının tek büyük bir sorun değil. Aksine, zamanla birikmeye başlayan küçük problemler daha çok etkili oluyor: İfade edilmeyen kızgınlıklar, yorgunluk, anlaşmazlıklar ve partnerin artık öncelikli kişi olmadığı hissi. Ünlü akademisyen Vladeta Jerotić, son yıllarda artan boşanma oranlarını önlemek için bir tavsiyede bulundu.

İlk aşamalarda, çiftler birbirlerini tanımak isterler: Küçük ayrıntılar, ruh halleri, düşünceler, planlar, korkular ve gün içinde yaşananlar onları ilgilendirır. Ancak zamanla bu küçük şeyler evlilik ilişkilerinden kaybolur. Yaşam rutin haline gelir ve yakınlık, üzerinde çalışılmayan bir şey olarak kabul edilir. Ünlü psikiyatrist ve akademisyen Vladeta Jerotić, evliliğin çiftlerin birbirlerinden duygusal olarak uzaklaşmamalarına bağlı olduğunu defalarca vurgulamıştır. Bir keresinde "şanslı fikir" olarak adlandırdığı bir tavsiyeyle öne çıktı.

İlk bakışta garip gelse de, bunun arkasında çok basit bir düşünce yatıyor: Erkek ve kadın her gün kendilerine küçük bir alan yaratmalı ve bu alanda tekrar yakınlaşmalıdır.

Jerotić savunmasını şöyle açıkladı:

"Şanslı bir fikrim var. Evli çiftlere tavsiyem şu: Birbirlerine itiraf edin. Her akşam, erkek ve kadın 10-15 dakika birbirleriyle zaman geçirmeli. Tabii ki, bu bir rahip gibi itiraf etme anlamına gelmiyor. Gününüzü nasıl geçirdiğinizi söyleyin, 15 dakikadan fazla gerek yok. Ne dediniz, ne yaptınız, kimden ne duydunuz... Bu tür bir düşünceye odaklanmaya çalışın, çünkü amacım sizi birbirine yaklaştırmak ve uzaklaşmaktan kurtarmak."

Günümüzde birçok çiftin birbirlerine ayırdığı zaman azaldığı bir dönemde, bu tavsiye basit ama önemsiz değil. Bazen evlilik büyük değişikliklere ihtiyaç duymaz, sadece her gün kısa bir süreliğine tekrar buluşmaya karar vermek yeterlidir.