Sırbistan'da bazı haneler ısınmak için hâlâ termoakümülasyon (TA) sobalarını tercih ediyor. Bu sobaların öne çıkan özelliği, elektriğin daha ucuz olan gece tarifesinde tüketilmesine imkân vermesi; düşük tarife, yüksek tarifeden dört kata kadar daha ucuz. Isı gece depolanıp gündüz kullanıldığı için şarj süresi, bu ısınma yönteminin ekonomikliğini belirleyen temel etkenlerden biri.

Bir TA sobanın bir kış ayında ne kadar elektrik harcayacağı; cihazın gücüne, şarj süresine ve dairenin gün boyu sıcak kalması için gereken ısı miktarına bağlı. Sıradan bir elektrikli ısıtıcıdan farklı olarak TA soba, çalışırken ısıyı doğrudan ortama vermek yerine şarj sırasında içindeki akümülasyon kütlesini ısıtıyor; bu kütle daha sonra ısıyı yavaş yavaş serbest bırakıyor. Böylece enerjinin bir bölümü gece tüketilirken depolanan ısı gündüz de kullanılabiliyor. Tüketim, rezistansın gücüne ve açık kaldığı süreye göre değişiyor.

İki kilovatlık bir TA sobanın her gece sekiz saat boyunca tam güçte şarj edildiği varsayılırsa, 30 günde 480 kilovatsaat tüketebiliyor. Üç kilovatlık bir cihaz ise aynı koşullarda 720 kilovatsaate ulaşıyor. Aradaki fark ayda 240 kilovatsaate kadar çıkıyor; bu da öncelikle mekânın büyüklüğüne uygun ısıtıcının seçilmesi gerektiği anlamına geliyor. Ancak bu hesap, rezistansın sekiz saat kesintisiz tam güçte çalışması varsayımına dayanıyor. Gerçek koşullarda tüketim; şarj ayarına, termostata, düzenlemeye ve ısı ihtiyacına bağlı olarak daha düşük olabiliyor. Sobanın gücü tek başına aylık tüketimi göstermiyor.

TA sobanın başlıca avantajı, enerjinin düşük tarife döneminde tüketilip ısınının sonradan kullanılabilmesi. Çift tarifeli sayaca sahip haneler için bu, gün boyunca kesintisiz olarak yüksek tarifeden elektrikle beslenen bir cihazla ısınmaya kıyasla önemli bir fark yaratabiliyor. Aynı miktarda enerji yüksek tarife yerine düşük tarifeden hesaplandığında, bu cihazın elektrik tüketim kalemi dört kata kadar düşebiliyor.

Daha büyük bir TA soba otomatik olarak daha iyi bir seçim anlamına gelmiyor. Cihaz, oda ve hane ihtiyaçları için fazla büyükse gereksiz yere ısı depolayabiliyor. Çok küçük bir soba ise mekânı gün boyu ısıtamayabilir ve evdekiler ek ısınma kaynaklarına yönelmek zorunda kalabilir. Bu nedenle seçim yaparken odanın büyüklüğü, yalıtım, dış duvarlara maruz kalma, pencere kalitesi ve istenen sıcaklık dikkate alınmalı.

Şarj ve ısı salınımının doğru ayarlanması da önemli. Soba depoladığı ısının büyük bölümünü çok erken salarsa akşama doğru yeterince ısınamayabilir. Evdekiler yokken ısı gereksiz yere salınırsa, enerjinin bir bölümü en çok ihtiyaç duyulan anda kullanılmamış olur.

Tasarruf için en güvenli yol, sobayı yalnızca gece düşük tarife döneminde şarj etmek. Şarj, hava koşullarına göre ayarlanmalı; ılıman günlerde sobanın maksimum ısı depolaması gerekmeyebilir. Isı salınımı ihtiyaca göre düzenlenmeli, amaç mekânı gün boyu gereksiz ısı yaymadan yeterli sıcaklıkta tutmak olmalı. Isı kayıpları da azaltılmalı; iyi kapatılmış pencere ve kapılar ile uygun yalıtım, ısınma için gereken enerjiyi düşürebilir. Toplam tüketim de takip edilmeli; faturada enerjinin ne kadarının yüksek, ne kadarının düşük tarifeden hesaplandığı ve tüketimin hangi tarife diliminde yer aldığı kontrol edilmeli.