Britanski çiftçiler, aşırı hava koşulları, tedarik zincirindeki bozulmalar ve küresel çatışmaların gıda arzında ciddi sorunlara yol açabileceğini belirtiyor. Uzmanlar ise hükümetin gıda güvenliğini ulusal güvenlik gibi ele almasını istiyor.

Gıda tedarikindeki artan belirsizliklere göre uzmanlar, Britanya'daki tüketiciler günlük hayatta giderek daha fazla temel gıdaları (ekmek, süt, yumurta ve et) yüksek fiyatlar nedeniyle satın almaktan vazgeçiyor. Bazı ürünlerin tedariki ise daha da istikrarsız hale geliyor, The Independent haber ajansı bu durumu aktarıyor.

Çiftçiler, bu yılki sıcak hava dalgaları ve kuraklık nedeniyle hasatların tehdit altında olduğunu belirtiyorlar. Ulusal Tarım Birliği (NFU) sözcüsü, önümüzdeki on gün içinde yaşanacak olayların bu yılki hasada önemli etkileri olabileceğini söyledi.

"Bazı bölgeler hala hasadını tamamlamadı, bu nedenle gelecek bir hafta veya on günde yaşanacaklar sonucu doğuracak olabilir," dedi NFU temsilcisi.

Britanya'daki kriz yönetimi uzmanları, gıda güvenliğinin artık sadece yoksul ülkelerle ilgili bir sorun olmadığını, gelişmiş ülkelere de giderek artan bir risk oluşturduğunu belirtiyor. En son Britanya Ulusal Risk Kaydı'nda, çeşitli kriz senaryoları nedeniyle gıda kaybı 86 kez geçiyor, bu da geçen yılın 32 katından fazla.

Britanya Ortak Bilgi Komitesi (JIC) raporu, iklim değişikliği ve temel ekosistemlerin çöküşünün önümüzdeki beş yılda gıda arzında ciddi sorunlara yol açabileceğini uyarıyor. Britanya, tükettiği gıdaların %45 ila %50'sini ithal ettiği için bu duruma karşı özellikle savunmasız durumda.

"Tedarik zincirindeki değişiklikler ve büyük fiyat dalgalanmaları artık yeni bir gerçeklik haline geldi," diyorlar uzmanlar, ülkenin son yıllarda gıda ithalatına olan aşırı bağımlılığından bahsediyor.

En önemli sorunlar arasında tarım sektöründeki iş gücünün eksikliği, üretim maliyetlerinin artması ve iklim değişikliği bulunuyor. NFU verilerine göre, 2022'de Britanya çiftliklerinde işçi sıkıntısı nedeniyle yaklaşık 60 milyon sterlin değerinde gıda kaybedildi, ayrıca 30.000'den fazla sağlıklı domuz klanıktarda işçi eksikliği nedeniyle öldürüldü. Son yıllarda çiftçiler üretimden uzaklaşıyor, topraklarını satıyor veya güneş enerjisi santralleri gibi başka amaçlar için kullanıyorlar.

Savaşlar ve jeopolitik gerilimler de ek bir baskı yaratıyor. Uzmanlar, enerji akışında ve ticarette büyük bozulmalar (örneğin Ormuz Boğazı'nın kapatılması) gıda fiyatlarının artması, gübre fiyatlarının artması ve gıda fiyatlarının artması gibi bir zincirleme reaksiyona yol açabileceğini uyarıyor. Ukrayna'daki savaş da küresel gıda piyasasını derinden etkiledi. Rus işgali öncesinde Ukrayna, tahıl ve yağlı tohumların en büyük ihracatçılarından biriydi, ancak savaş üretimi ve ihracatı ciddi şekilde bozdu.

Gıda kıtlığı artık Britanya nüfusunun bir bölümünü etkiliyor. Daha yoksul bölgelerdeki öğretmenler, çocukların okula aç geldiğini belirtiyorlar. Artan sayıda aile ise okul tatillerinde gıda yardım programlarına başvuruyor. Bebek mamalarının tedariki özellikle endişe verici. Adaptasyon mamasının kıtlığı son yıllarda ABD'yi de etkiledi ve Birleşik Krallık'ta fiyat artışları nedeniyle bu ürünün çalınması arttı.

Britanya yetkilileri, halkın kriz durumlarına karşı direncini artırmak için yeni önlemler duyurdu. Bu önlemler arasında, vatandaşların olası tedarik bozulmaları, enerji veya iletişim sorunlarına hazırlıklı olmaları için teşvik edecek kampanyalar yer alıyor.

Uzmanlar, gıda güvenliğinin ve "gıda bağımsızlığı" kavramının güçlendirilmesi ile yerel üreticilere daha fazla güvenilmesi gerektiğini savunuyor.

"Yiyecek olmadan insan olmaz. İnsanlar aç veya yiyecek bulup bulamayacağına dair endişeler içinde olduğunda iyi kararlar alamazlar," diyorlar uzmanlar, hükümetin gıda güvenliğini ulusal önceliklerin en önemlilerinden biri yapmasını istiyor.