Polonyalı arkeologlar, başkent Varşova'nın merkezinde yıllarca otopark olarak kullanılan bir alanın altında, savaş öncesi bir konut binasının kalıntılarını ve bodrum katına gömülmüş dikkat çekici bir nesne koleksiyonunu gün yüzüne çıkardı.
Kazı çalışmaları, Emil Młynarski Meydanı'nda yürütülüyor. Alan, uzun süre otopark olarak kullanıldıktan sonra yeşil kamusal alana dönüştürülüyor. Arkeologlar başlangıçta yalnızca savaş öncesi konut binasının temellerini incelemeyi planlıyordu; ancak korunmuş bodrum katlarına inildiğinde beklenenden çok daha zengin buluntulara ulaşıldı.
Buluntular arasında devasa tavan avizelerinin parçaları, bronz bir atlı figürü, Polonya krallarının portreleriyle süslenmiş seramik tabaklar ve imzalı bir heykel yer alıyor. Avizelerin büyüklüğü ve biçimi, araştırmacıların bunların eski Varşova Filarmoni Salonu'nun ana konser salonunu veya fuayesini aydınlatmış olabileceği yönünde bir varsayım geliştirmesine yol açtı. Bodrumlarda ayrıca cam parçaları, metal süslemeler, seramikler ve sofra takımları gibi çok sayıda küçük nesne bulundu.
Bronz atlı figürinin yanı sıra, iki büyük seramik tabağın parçaları da ortaya çıkarıldı. Tabaklardan birinde Kral III. Zygmunt Waza'nın, diğerinde ise Kral III. Jan Sobieski'nin portresi yer alıyor.
Koleksiyondaki en dikkat çekici parça, erkek başını profilden gösteren bir heykel unsuru. Eser, heykeltıraş Sławomir Celiński tarafından 1881 yılında imzalanmış ve üzerinde "Varşova" yazılı. Celiński'nin Varşova ile bağlantılı bir sanatçı olması buluntuyu ayrıca değerli kılıyor; ancak eserin tarihi, Filarmoni binasının inşasından yaklaşık iki on yıl öncesine işaret ettiği için doğrudan bir bağlantı kurulmasını güçleştiriyor. Arkeologlar, heykelin başka bir binadan taşınmış ya da bitişiğindeki konuta ait olmuş olabileceğini değerlendiriyor.
Bir diğer ilginç buluntu, defne ve meşe yapraklarından yapılmış metal bir çelenk. Bu tür süslemeler geleneksel olarak başarı, onur ve anma törenleriyle ilişkilendiriliyor. Çelengin, Filarmoni Salonu'nun iç mekânına ait arşiv fotoğraflarında görülen dekorasyonlarla benzerlik taşıdığı belirtiliyor.
Kazılar, İkinci Dünya Savaşı sırasında bu bölgede yaşanan şiddetli yıkımın izlerini de ortaya koydu. Hangi nesnelerin Filarmoni Salonu'nun iç mekânına, hangilerinin bitişiğindeki konut sakinlerine ait olduğunu belirlemek henüz güç. Nesnelerin bir kısmının, bina yıkılmadan önce bodruma bilinçli olarak saklanmış olabileceği düşünülüyor.
Arkeologlar eski otopark alanının yalnızca bir bölümünü kazmış durumda. Alanın geri kalanının incelenmesiyle ek odalar, temeller ve yeni nesnelerin ortaya çıkabileceği, bunun da mevcut belirsizlikleri giderebileceği belirtiliyor.