Dijital araçların yaygınlaşmasıyla Z Kuşağı'nın el yazısı becerisi giderek azalırken, uzmanlar bu durumun bilişsel gelişim üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekiyor. Laptop, akıllı telefon ve dijital belge kullanımıyla okullarda ve günlük yaşamda el yazısı bir istisna haline geldi.

Z Kuşağı'nın yüzde 40'ının kısa notlar dışında hiçbir şeyi elle yazmadığını, birçoğu için imzanın kalemin kağıda değdiği tek an olduğunu belirtildi. Chicago yakınlarındaki bir lisede Wi-Fi kesildiğinde el yazısı istenen öğrencilerin kalem tutmakta zorlandığı ve büyük harfleri nasıl yazacaklarını dahi bilmediği kaydedildi. Nörologlar, el yazısının beynin birden fazla bölümünü aktif hale getirdiğini, kağıda dokunuş, bilek hareketi ve her harfi şekillendirme gibi duyusal bir döngü oluşturduğunu vurguladı. Bu sürecin ortadan kalkmasının düşünme ve hatırlama biçimlerini değiştirdiğini aktardı.

Norveç ve ABD'de yapılan araştırmaların, harfleri yazarak öğrenen çocukların yalnızca klavye kullananlara göre daha güçlü nöral bağlantılara sahip olduğunu teyit ettiği bildirildi. Uzmanlar, bunun nostaljiden ziyade, bilginin daha derinlemesine işlenmesiyle ilgili olduğuna işaret etti. Z Kuşağı'nın, tek bir elle yazılmış sayfa olmadan yaşayabilen, öğrenebilen ve çalışabilen ilk nesil olduğu ifade edildi. Ekranları tamamen yasaklamak yerine denge bulunması gerektiğini belirten uzmanlar, mükemmellik baskısı olmadan günde veya haftada bir sayfa elle yazma kuralını önerdi. Birçok gencin el yazısını çirkin veya yavaş bulduğu için kaçındığı, ancak amacın estetikten ziyade el, kağıt ve düşünce arasındaki bağlantıyı sağlamak olduğu kaydedildi.

21 yaşındaki Lukas, "Elle yazdığımda beynim koşmayı bırakıp yürümeye başlıyor" şeklinde konuştu. Lukas, "Ne hissettiğimi gerçekten anlıyorum, sadece bir başlığa sığabilecek şeyleri değil" ifadesini aktardı. Z Kuşağı'nın el yazısını kaybetmesi uyarılarının, aslında daha derin bir korkuyu, yavaş ve düşünceli iletişimin kaybolmasını gizlediği belirtildi. Kağıdın izleri on yıllarca korurken, uygulamaların saniyeler içinde sildiği vurgulandı. Bir kalemin nesil farkını değiştirmese de, samimiyetin bir sayfada ortaya çıkması için tempoyu yavaşlatabileceği, bazen 5.500 yıllık bir becerinin hayatta kalması için tek gerekenin bu olduğu ifade edildi.