Sırp futbol yıldızı Zlatan Ibrahimović bir röportajda hayatının en zor anını, yani ağabeyi Sapko'nun ölümünü paylaştı. Sapko, lösemi nedeniyle uzun bir mücadele sonunda hayatını kaybetmişti. Ibrahimović, bu acıklı deneyimini ve ailesinin yaşadığı zorlukları anlatırken duygusal anlara değindi.
Ibrahimović, babasının Yugoslavya'daki savaşın getirdiği travmalar nedeniyle çok acı çektiğini söyledi. Babası her gün kayıplar haberleriyle karşılaşıyor, mültecilere yardım ediyordu ve Zlatan'ı bu karanlık gerçeklerden korumaya çalışıyordu. Ancak Sapko'nun ölümünden sonra babası bile gözyaşlarını tutamadı.
Zlatan, ağabeyi Sapko'nun ölümünü şöyle anlattı: "Babamla göz göze geldim, durumun ciddiyetini gördüm, nefes alamıyordum. Sapko beni ölümden önce bekliyordu, benim yanında olmamı istiyordu. Bana karşı verdiği son veda ile hayatını kaybetti. Müslüman geleneklerine göre defnedildik, babam ilk olarak toprağı mezarın üzerine attı, sonra benim sıram geldi ve ben de ağladım. Toprağı yere bıraktığımda Sapko'nun öldüğünü kabul ettim. Zihnimde hala hayatta gibiydi."
Zlatan, ateist olduğunu belirterek şunları söyledi: "Tanrıya inanmıyorum, sadece kendime inanıyorum. Kendimi sevmeyi öğrenmek için nefret enerjisini silaha dönüştürdüm."
Ibrahimović'in babası Şefik Ibrahimović, Yugoslavya'da tanınan bir halk müziği sanatçısıydı ve oğluna "Zlato, Zlatane" adlı bir şarkı bile yazmıştı.
Zlatan, autobiografisinde "Adrenalin", çocukluğundaki travmaları, yoksulluğu ve hayatını şekillendiren ebeveynleri hakkında açıklamalar yaptı. Ancak ailelerinin ilişkisi gerçek hayatta ideal değildi ve babasının alkol bağımlılığı nedeniyle aile parçalandı.
Zlatan, çocukluğunda yaşadığı şiddetli kavgaları ve evde yankılanan hakaretleri anlattı. Babası Şefik, alkolün pençesindeydi, kendi savaşını yaşıyordu, Yugoslav müziği dinliyordu ve Zlatan'ın maçlarını izlemeyerek onu desteklemiyordu. Ancak ünlü futbolcu, sonunda babasını alkol bağımlılığından kurtardı.
Annesi ise tüm yükü omuzunda taşıdı. Sabah 4'te işe gidiyor, akşam eve dönüp beş çocuğunu bakıyordu.