Ekonomist ve kümes hayvanı yetiştiricisi Nikola Draganić, 2009'da Belgrad'da çıkan bir yangında tüm varlığını kaybettikten sonra Guça'da birkaç bıldırcınla yeniden başladığı işi, bugün yüzlerce haneye maaş getiren bir üretim modeline dönüştürdü.
Draganić, bıldırcın yetiştiriciliğini tercih etme nedenini düşük maliyet ve az yer kaplamasıyla açıklıyor. Bıldırcınların kafeslerde yetiştirildiğini, başlangıç için bir ahırın bile yeterli olduğunu belirten Draganić, bir bıldırcının günde yaklaşık 30 gram yem tükettiğini, oysa bir tavuğun yaklaşık 120 grama ihtiyaç duyduğunu aktarıyor. Bıldırcın yumurtasının fiyatının tavuk yumurtası seviyesine ulaşabildiğini de vurguluyor.
İşin asıl dönüm noktası, Draganić'in kendi patentli kuluçka makinesini geliştirmesi ve ardından "anahtar teslim" adını verdiği bir sistem oluşturması oldu. Bu sistem kapsamında çiftçilere canlı hayvan, ekipman ve garantili alım sunuluyor. Böylece Draganić'in faaliyeti yalnızca kendi üretiminden çıkarak başka haneleri de kapsayan bir modele dönüştü.
Draganić, iş modelinin temel hesaplamalarından birini kuluçka sürecine dayandırıyor: 25 dinarlık bir yumurtadan 21 günde 150 dinar değerinde civciv elde edilebildiğini belirtiyor.
İşletmesinde eski mahkûmlara da yer verdiğini söyleyen Draganić, insanlara ikinci bir şans tanımak istediğini ifade ediyor. Tarımı blok zinciri teknolojisiyle birleştirdiğini de aktaran Draganić, deneyimini bir kitap ve eğitim programlarıyla özellikle gençlere aktarmayı hedefliyor. Draganić, gençlerin iş fırsatını yalnızca şehirlerde aramak yerine tarımda ekonomik perspektif görebilmelerini istediğini söylüyor.
Draganić, Avrupa Birliği tarafından verilen "Sırbistan'ın Kahramanı" ödülünü almasını da çalışmalarının önemli bir teyidi olarak nitelendiriyor.