Finlandiya'da bir müşteri, iki yıl önce çevrimiçi bir açık artırmadan 2.614 avroya satın aldığı 17 yıllık bir Honda Jazz'da, ilanda belirtilmeyen ciddi küf sorunlarıyla karşılaştığını bildirdi. Honda Jazz'ın satın alındığında 161.000 kilometre yol katettiği ve ömrünün sonlarına geldiği belirtildi. Satış ilanında aracın gövdesinde küçük çaplı hasarlar, çatlak ve çizik tamponlar ile ön fren balatalarının değiştirilmesi gerektiği kaydedilmişti. Müşteri, aracı kendi bahçesinde daha detaylı incelediğinde durumun beklediğinden farklı olduğunu vurguladı. Araçta, ilanda belirtilenden çok daha fazla miktarda küf bulunduğunu aktardı. Müşteri, Tüketici Anlaşmazlıkları Çözüm Komisyonu'na yaptığı başvuruda, ilanda küften hiç bahsedilmediğini ve sorunun kokusundan veya yedek lastik ile arka koltuklar dahil iç mekanın detaylı kontrolüyle fark edilebileceğini vurguladı. Yeni sahibi, küfü temizlemek için buhar, alkol ve ozonlama gibi yöntemlerle on saatten fazla çalıştığını, ancak küfün koltuklar, tavan, kapı panelleri ve hatta hoparlörler gibi aracın derinliklerine işlemiş olması nedeniyle hiçbir yöntemin yeterli sonuç vermediğini kaydetti. Hasarların satın alma anında görünür olmadığını belirten müşteri, işlemi takiben iki gün sonra satıcıya şikayette bulunarak 804 avro tazminat talep etti. Bu miktar, temizlik, malzeme, ekipman kiralama ve koltuk/kapı kaplamalarının yenilenmesi masraflarını içeriyordu. Satıcı ise aracın düşük fiyata satıldığını ve 17 yıllık bir araçta arızaların ve hasarların beklendiğini belirterek, talep edilen tazminatı ödemeyi reddettiğini aktardı. Aynı zamanda 14 gün içinde alım satım işlemini iptal etme teklifinde bulundu, ancak müşteri bu seçeneği kabul etmedi. Olay nihayet Tüketici Anlaşmazlıkları Çözüm Komisyonu'na intikal etti. Komisyon, sunulan fotoğrafların araçtaki belirli bir düzeyde küf varlığını doğruladığını açıkladı. Ancak, komisyonun değerlendirmesine göre, bu tür hasarlar 17 yıllık bir araç için olağandışı değildi ve tüketiciyi koruma yasası anlamında bir kusur teşkil etmiyordu. Komisyon, aracın tazminatı haklı çıkaracak yasal bir 'kusuru' olmadığı sonucuna vardı ve müşteriye herhangi bir tazminat ödenmesini tavsiye etmediğini bildirdi.