Bazı insanlar için uyuşmak beş dakika içinde mümkün olabilir, ne fark etsin, uçakta olsunlar, aşırı stresli bir günden sonra olsunlar veya televizyon açıkken olsunlar. Diğer taraftan, bazıları yatağa yatıp gözlerini kapatınca gerçek eylem zihninde başlıyor. Geçen haftadan beri geçen konuşmaları hatırlarlar, yarın neleri bekledikleri hakkında bir film çevirirler ve pencereden gelen her türlü gürültüyü fark ederler.
Bu tür insanlar genellikle toplumda sadece huzursuz olarak görülür veya kötü uyku hijyeni kurbanları oldukları düşünülür, ancak psikologlar bu durumu tamamen farklı bir şekilde görmektedirler. Uzmanlar, uyumakta zorlanmanın oldukça somut karakter özelliklerle bağlantılı olduğunu belirtiyorlar, bu özellikler bu kişilerde sadece gece değil, günlük yaşamlarının da bir parçasıdır.
İlk özellik aşırı analize eğilimdir. Uyku öncesi zihni kapatılamaz olan zihin genellikle gün boyunca da kapanmıyor. Bu sorunu yaşayanlar diğerlerinden daha sık çevrelerinde olan her şeyi derinlemesine analiz etme ihtiyacı duyarlar, söylenilen kelimeleri durmadan düşünürler, gizli anlamlar ararlar ve tüm olası senaryoları önceden hesaplarlar.
Bu klinik anksiyete değil, daha çok beynin dış uyarılardan sonra bile çalışmaya devam etmesi için dirençli bir alışkanlıktır. Bu bağlamda yatak gün boyu dikkat dağıtıcı unsurların olmadığı ilk yer haline gelir ve düşünceler nihayet tam odaklanma kazanır.
Ayrıca araştırmalar, ifade edilen empati ile uyku sorunları arasında güçlü bir bağlantı olduğunu göstermektedir. Başkalarının duygularına yoğun tepki veren ve yaşamış olan kişiler, tüm bu yükü geceye taşıma eğilimindedir.
Başkalarının acısı, endişesi veya gün boyunca tanık oldukları çatışmalar, yatak odasının kapıları kapatıldıktan sonra bile zihinlerinde işlenir.
Bu hiçbir şekilde bir zayıflık veya basit duygusalcılık değil, sadece sinir sisteminin hızla bir rejimden diğerine geçmekte zorlanan özelliğidir.
Perfeksiyonizm ve uykusuzluk el ele gider. Her şeyi hata yapmadan yapmak isteyen kişi uyumaya hazırlanırken gün boyunca yaşadıklarını gözden geçirmeye başlar. Yapmadığı şeyleri, yanlış söylediği şeyleri ve daha iyi yapabileceği şeyleri düşünür.
Bu tür insanlar tarafından kendilerine koyulan standartlar genellikle tamamen ulaşılması imkansızdır ve bu da uyku öncesinde arka planda bir gerilim yaratır, bu gerilimi karanlıkta ve sessizlikte bile atmak çok zordur.
Ayrıca, yaratıcı insanlar geleneksel olarak kötü uyuyan grup arasında yer alırlar ve bunun için oldukça mantıklı bir açıklaması vardır. Yaratıcı düşünme doğası gereği ilişkisel ve doğrusal olmayan olduğu için herhangi bir programa uymaz.
Fikirler, resimler ve görünüşte ilişkili olmayan şeyler arasındaki inanılmaz bağlantılar genellikle beynin gevşediğinde ancak henüz derin uykuya dalmadığında ortaya çıkar.
Uyku uzmanları, yani somnologlar, bu sınır durumunu hipnagojik olarak adlandırırlar. Bir yaratıcı ruhu için bu inanılmaz derecede verimli bir zaman dilimi olduğundan, beyin bunu instinktif olarak uzatır.
Uyumakta zorlanan kişiler genellikle dış ortamdaki koşullara karşı çok daha keskin tepkiler verirler. Odanın sıcaklığı onları rahatsız eder, her türlü gürültüyü duyabilirler, yastık sertliği veya perdenin arasından sızan ışık onları rahatsız edebilir.
Bu hiçbir hastalık değil, sadece gün boyunca da devam eden artmış bir duyu hassasiyetidir, ancak gece, diğer rahatsızlık unsurlarının olmadığı zamanlarda bu çok daha belirgin hale gelir.
Bu tür insanlar genellikle tatlar, kokular veya ses tonları gibi inceliklerde iyi anlaşılabilirler; bu aslında aynı özelliktir, sadece farklı bir bağlamda.
Psikologların sıklıkla vurguladıkları son karakter özelliği, çevrede meydana gelen her şey için aşırı sorumluluk alma eğilimidir. Bu, kontrol etme veya baskın olma ihtiyacı olarak kendini göstermez. Daha çok, her şeyin sizinle ilgili olduğunu ve rahatlama zamanının henüz gelmediğini hisseden iyi bilinen bir duygudur.
Bu tür insanlar genellikle dinlenmelerini ancak gerçekten önemli olan her şeyi bitirdikleri anda ertelerler; ancak çünkü önemli şeylerin listesi asla bitmez, uyumak için ayrılan zaman da sonsuza dek uzatılır.