Soğuklar başladığında birçok kişi kumandayı eline alıp sıcaklığı doğrudan 25-26 dereceye çıkarıyor. Oysa modern inverter klima cihazlarında bu mantık geçerli değil; birkaç yanlış alışkanlık ısıtma maliyetini gereğinden yükseğe çıkarabiliyor.

Aircon Adviser portalının aktardığına göre verimli ısıtmanın en önemli koşullarından biri ılımlı bir sıcaklıkta ısrar etmek. Çoğu ev için iyi bir başlangıç 19-21 derece aralığı; gerektiğinde bu değer bir iki derece artırılabilir. Klimayı hemen 28 dereceye ayarlamaya gerek yok. Oda soğuksa cihaz zaten istenen sıcaklığa ulaşmak için daha güçlü çalışacaktır. Daha yüksek bir ayar odayı sihirli biçimde daha hızlı ısıtmaz; ancak cihazın gereğinden çok daha uzun süre ısıtmaya devam etmesi anlamına gelebilir.

Kumandada 20 ile 24 derece arasındaki fark küçük görünse de tüm ısıtma sezonu boyunca tüketimde hissedilir. İç ve dış sıcaklık arasındaki fark ne kadar büyükse, mekân duvarlardan, pencerelerden ve diğer yüzeylerden o kadar çok ısı kaybeder; klima da bu kayıpları telafi etmek zorunda kalır.

Sık yapılan bir diğer hata da cihazı sürekli açıp kapatmak. İnverter klimalar güçlerini uyarlayabildiği için istenen sıcaklığa ulaştıklarında daha düşük yoğunlukta çalışmayı sürdürebilir. Bu nedenle evde bulunulan saatlerde mekânın tamamen soğuyup yeniden ısıtılması yerine hoş bir sıcaklığın korunması çoğu zaman daha mantıklı. Ancak bu, evde kimse yokken bile klimanın gün boyu çalışması gerektiği anlamına gelmiyor. Kısa süreli çıkışlarda ya da gece daha serin bir oda isteniyorsa ayar iki üç derece düşürülebilir. Tüm iş günü ya da şehir dışında geçirilecek bir hafta sonu gibi uzun yokluklarda, özellikle yalıtımı zayıf dairelerde cihazı kapatmak daha ekonomik olabilir.

Sonuç büyük ölçüde konutun kendisine de bağlı. Yeni yapılmış, iyi yalıtımlı bir daire ısıyı, eski doğramalı bir eve göre çok daha uzun süre tutar. Bu yüzden her eve aynı tasarrufu sağlayacak tek bir ayar yok.

Birçok kişi fanın sürekli en yüksek hızda çalışmasının daha iyi ısıtacağını düşünse de uzmanlar otomatik çalışma modunun kullanılmasını öneriyor. Böylece cihaz hava akışını kendisi ayarlıyor: önce mekânı daha yoğun ısıtıyor, sıcaklık dengelendiğinde ise hızı kademeli olarak düşürüyor. Sürekli en sessiz modda çalıştırmak da her zaman en iyi çözüm değil; hava akışı çok zayıf olursa ısı mekâna yeterince verimli yayılamaz.

Çoğu kişinin unuttuğu bir nokta da üfleme yönü. Yazın kanatçıkları genellikle soğuk hava yukarı ya da yatay esecek şekilde ayarlarız. Kışın bu ayarın değiştirilmesi gerekiyor. Sıcak hava doğal olarak yükseldiği için ısıtma sırasında aşağıya, mekânın alt kısmına yönlendirilmesi faydalı. Böylece ısı, tavanda gereksiz yere birikmek yerine oturup vakit geçirdiğimiz yerlere daha iyi dağılır.

Mobilyalara da dikkat etmek gerekiyor. Hava akışını engelleyen büyük bir dolap, raf ya da başka bir eşya, mekânın eşit biçimde ısınmasını zorlaştırabilir. Uzmanlar, tek bir klimanın tüm evi ısıtması için bütün kapıların açık bırakılması alışkanlığına da dikkat çekiyor. Isı bu şekilde yan odalara yayılabilse de cihaz, tasarlandığı alandan çok daha büyük bir mekânı ısıtmak zorunda kalır ve belirgin biçimde daha yüksek yük altında çalışır.

Buna karşın kullanılmayan odaları tamamen ihmal etmek de doğru değil. Bu odalar, özellikle dış duvar kenarlarında aşırı soğursa yoğuşma ve küf oluşma riski artabilir.

Klimanın daha iyi çalışması için yapılabilecek en basit işlerden biri hiçbir yatırım gerektirmiyor, yalnızca birkaç dakika ayırmak yeterli: filtrelerin temizlenmesi. Çalışma sırasında filtrelerde toz ve kir birikir; aşırı kirlendiklerinde hava cihazdan daha zor geçer. Bunun sonucu daha zayıf ısıtma ve daha yüksek elektrik tüketimi olabilir. Isıtma amaçlı yoğun kullanımda bazı üreticiler filtrelerin iki haftada bir temizlenmesini öneriyor.

Dış ünite de unutulmamalı. Sonbahar yaprakları, ardından kar ve buz cihazın çalışmasını zorlaştırabilir. Bu nedenle çevresinde hava akışı ve buz çözme (defrost) sırasında oluşan suyun sorunsuz akması için boş alan bulunması önemli. Klimanın dış üniteyi buz çözmek için zaman zaman sıcak hava üflemeyi kesmesi tamamen normaldir ve cihazın bozulduğu anlamına gelmez. Dış ünite "soğuktan korumak" amacıyla asla tamamen kapatılmamalı ya da örtülmemeli.

Programlama imkânlarından da yararlanılabilir. Yeni cihazlarda zamanlayıcılar, eko çalışma modları ve uygulamalar bulunuyor. İşten her gün aynı saatte dönülüyorsa klima, eve gelmeden hemen önce ısıtmaya başlayacak şekilde ayarlanabilir. "Turbo" işlevlerinde ise aşırıya kaçmamak, bunları yalnızca kısa süreli ve hızlı ısıtma için kullanmak gerekiyor.

İyi ayarlanmış bir inverter klima, görece düşük elektrik tüketimiyle çok ısı sağlayabilir; çünkü ısıyı yalnızca harcanan elektrik enerjisinden üretmez, dış havadan içeriye taşır.

Bir dahaki sefere "klima yeterince ısıtmıyor" diye sıcaklığı 26 dereceye çıkarmadan önce birkaç basit şeyi kontrol etmekte fayda var: Filtreler temiz mi, sıcak hava aşağıya mı üflüyor, fan "otomatik" seçeneğinde mi çalışıyor ve cihaz çok büyük bir mekânı mı ısıtmaya çalışıyor?