Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte birçok evde radyatörler ve kombiler çalışmaya başladı. Yetkili kurumlar ve uzmanlar, ısıtma sistemlerinin günlük olarak kullanılmaya başlanmasından önce bütünüyle kontrol edilmesi gerektiğini belirterek arıza, yüksek fatura ve ciddi güvenlik risklerine karşı uyarıyor.
Uzmanlara göre bakımsız ve arızalı bacalar ile gazlı cihazlar yangın, patlama veya karbon monoksit zehirlenmesine yol açabiliyor. Bu nedenle ısıtma ve sıcak su amaçlı gazlı cihazların yılda en az bir kez servisten geçirilmesi, tüm işlerin yalnızca yetkili servislere yaptırılması gerekiyor.
Kombi bacaya bağlıysa baca temizliğinin her yıl düzenli olarak yapılması zorunlu. Gazlı cihazların bulunduğu odalarda havalandırma açıklıklarının hiçbir zaman kapatılmaması gerekiyor. Karbon monoksit dedektörü takılması da öneriliyor; ancak uzmanlar bunun tesisatın düzenli bakımının yerini tutamayacağını vurguluyor.
Merkezi ısıtma sistemlerinde radyatörlerin eşit ısınmaması ya da borulardan gelen garip sesler (fokurdama ve hışırtı), borularda hava biriktiğine işaret ediyor. Bu durumda radyatörlerin havasının alınması gerekiyor. Ortak ısıtma sistemine sahip apartmanlarda müdahale kendi başınıza yapılmamalı; en doğrusu bina yöneticisine veya yetkili servise başvurmak.
Isıtıcıların verimi çevre koşullarına da bağlı. Uzmanlar, birçok kişinin evini 23-25 °C'ye kadar ısıttığını, ancak aşırı yüksek sıcaklığın gereksiz yere faturaları artırdığını, cildi kuruttuğunu ve uyku kalitesini bozduğunu belirtiyor. İdeal oda sıcaklığı yaklaşık 20 °C olarak gösteriliyor; her ek derecenin enerji tüketimini yaklaşık yüzde 6 artırdığı ifade ediliyor.
Önerilen sıcaklık, evde yaşayanların yaşına göre de değişiyor. Uzmanlar doğru alışkanlıkların aylık maliyetler üzerinde önemli etkisi olduğunu vurguluyor.