Hırvatistanlı Mateo Vacenovski, Vrbovca'da yaşayan 23 yaşında bir genç, için paha biçilemez bir araba sahibi. Konu, 1976 model Fiat Zastava 1300, "tristać" olarak bilinen ve sadece bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda dedesini anımsatan bir araç.
Bu aracın hikayesi Mateo'nun erken çocukluğuna dayanıyor. Dedesi, eskiden aynı modeli resmi araba olarak kullanan ve Mateo'nun ilk arabasının da tam olarak bu model olması isteyen biriydi.
"Belki 14 ya da daha küçük yaşımdaydım, ilkokulun dördüncü sınıftaydim," diye hatırlıyor Mateo.
Araba Zagreb'deki bir askeri personelden satın alındı ve tamamen restore edilmesi gereken bir durumda idi.
Restaurasyon yaklaşık iki yıl sürdü ve büyük bir meydan okuma oldu.
"En büyük sorun parçalar olmuştu. Bunları Sırbistan'dan temin etmemiz gerekiyordu ve eksik olan parçaları bulmak zaman ve tanıdıklık gerektiriyordu," diye açıklıyor Mateo.
Arabanın şu anki, restore edilmiş halde on iki yıldır olduğunu söylüyor.
Araba bugün hala kullanılabilir durumda olsa da, Mateo onu kısa mesafeler için kullanıyor.
"Vrbovca'da sürüyorum, uzun yola uygun değil," diyor.
Yakıt tüketimi konusunda sorulduğunda, büyük olduğunu belirtiyor ancak bu arabanın sevilmesi durumunda kimsenin bunu önemsemediğini de ekliyor.
Ancak bu aracın eşsiz kılan şey, duygusal değeri.
"Dede öldü ve bana kaldı. Bu benim anım," diyor Mateo ve araba satışına dair herhangi bir konuşmanın olmadığını kesin bir şekilde belirtiyor. "Bir fiyatla satılmaz. Hiçbir zaman. Bir milyon euroya bile."