Yıllardır bir evin kalbi olan 1980'lerden kalma bir mutfak, yakın zamanda köklü bir dönüşüm geçirerek günümüz ihtiyaçlarına uygun bir görünüme kavuştuğu belirtildi. Yaklaşık on altı metrekarelik bu alan, ailenin merkezi toplanma yeriydi ancak zamanla eskimiş ve kullanışsız hale geldiği bildirildi. Eski ocak artık kullanılmazken, yemekler geçici bir gaz ocağında pişiriliyordu; bej tonlarındaki duvarlar ise yorgun ve sıcaklıktan yoksun görünüyordu. Tadilat, mutfak elemanlarının yenilenmesi ve eski muşamba üzerine çam taklidi zemin kaplaması döşenmesiyle başladığı kaydedildi. Duvarlar açık pembe tonlarına boyanırken, tavanın biraz daha koyu bir tonda olduğu, böylece mekanın daha aydınlık ve canlı hale geldiği vurgulandı. En zorlu kısmın ahşap çıtalı üst dolapların ve yeni kapanma mekanizmalarının yapımı olduğu açıklandı. En kolay adım ise mermer gibi görünen ancak aslında dikkatlice uygulanan boya katmanları ve şeffaf kaplamalarla elde edilen bir teknik sonucu oluşan epoksi tezgah ve koruyucu kaplamanın oluşturulması olarak aktarıldı. Yeni plakalar, modern aydınlatma, ahşap askılıklar ve bitkili bohem detaylarla mutfak tamamen farklı bir karaktere büründüğü belirtildi. Bir zamanlar 1980'lerin tipik bir iç mekanı olan bu alanın artık tazelik ve sıcaklık yaydığı, ancak temel işlevi olan aile buluşma yeri olma özelliğini koruduğu kaydedildi. Pratiklik, renkler ve özenle seçilmiş detayların bu kombinasyonunun mekanı çağdaş kıldığı, aynı zamanda aile dostu ve samimi kalmasını sağladığı vurgulandı.