Sırbistan'da apartman dairelerinde yapılan tadilat çalışmalarının yarattığı gürültü ve komşular arasında ortak alanların kullanımından kaynaklanan anlaşmazlıklar günlük hayatın olağan bir parçası. Ancak konut sahiplerinin çoğu, tam olarak hangi yasal yükümlülüklere tabi olduklarını bilmiyor.
Kimi daire sahipleri hafta sonları da dahil olmak üzere kurallara aykırı biçimde duvar yıkarken denetimlerden kaçabileceklerine inanıyor; kimileri ise ortak koridorlara bebek arabası ve bisiklet bırakarak yangın çıkış yollarını tehlikeye attıklarının ve ciddi yasal yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceklerinin farkına varmıyor.
Profesyonel apartman yöneticisi Nenad Radić, konuya ilişkin yasaların ne söylediğini, denetimleri kimin yürüttüğünü ve yeni yapılan binalardaki en büyük sorunları anlattı.
Komşular arasındaki kavgaların en yaygın nedenlerinden biri, önceden haber verilmeden yapılan gürültülü çalışmalar ve bina içi düzen kurallarına uyulmaması.
Radić, daire sahiplerinin diğer komşularını önceden bilgilendirmekle yükümlü olduğunu belirterek, bu bildirimin görünür bir yere asılması ve üzerinde daire numarası ile ustaların binada bulunacağı zaman aralığının yer alması gerektiğini söyledi. Komşuluk düzeni kurallarının yanı sıra en önemli hususun, çalışmaların dinlenme saatlerinde yapılmaması olduğunu vurgulayan Radić, bildirim bulunmaması halinde konut sakinlerinin yöneticiyle iletişime geçmesi gerektiğini, yöneticinin de belediye zabıtasını veya belediye denetim birimini aramakla yükümlü olduğunu ifade etti.
Radić, dairelerde yapılan olağan işler ile yatırım niteliğindeki çalışmalar arasında net bir ayrım bulunduğunu kaydetti. Badana boya gibi işler için özel bir prosedür gerekmediğini, ancak banyonun komple yenilenmesi, doğrama değişikliği veya duvar yıkımının yatırım niteliğinde çalışma sayıldığını belirtti. Bu tür işler için yerel yönetime başvurulması, denetim onayı alınması ve bu belgenin dairenin giriş kapısına ya da koridora asılması gerektiğini aktardı.
Birçok kişinin, denetimlerin hafta sonları çalışmadığını düşünerek yasal olmayan biçimde taşıyıcı duvarları bile yıkabileceğine inandığını belirten Radić, bunun tehlikeli bir yanılgı olduğunu söyledi. Nöbetçi inşaat denetçilerinin kesintisiz çalıştığını ve yöneticilerin yaptığı tüm ihbarlara yanıt verdiğini ifade etti.
Çok katlı binaların ortak koridorlarına bebek arabası, scooter ve bisiklet bırakılması, özellikle yeni yapılan binalarda konut sakinleri arasında sık sık tartışma yaratıyor.
Radić, Belgrad kentinin bina düzeni kararı uyarınca koridorlara eşya bırakılmasının kesinlikle yasak olduğunu, yalnızca bina sakinleri topluluğunun farklı bir karar alması halinde bunun mümkün olabileceğini belirtti. En büyük sorunun yangın çıkış yollarının işgal edilmesi olduğunu vurgulayan Radić, yangın veya can kaybıyla sonuçlanan bir kaza yaşanması halinde yasal ve cezai sorumluluğun eşyanın sahibine, bina sakinleri topluluğuna ve yöneticiye ait olduğunu söyledi.
Yeni yapılan binalardaki en büyük sorunun, binaların bodrum katı bulunmaması olduğunu belirten Radić, alıcıların satın alma sırasında çocuklarına ait eşyaları nereye koyacaklarını düşünmediğini ve böylece tehlikeli ihlaller oluşturduğunu ifade etti.
Konut sahiplerinin bilinci konusuna değinen Radić, bina bakımı için mali açıdan hazırlıklı olunmamasının profesyonel yöneticilerin karşılaştığı en büyük zorluk olmayı sürdürdüğünü söyledi. Dairelerini yenilerken 5.000 ila 15.000 avro harcamayı sorun etmeyen kişilerin, bina sakinleri topluluğu fonuna ayda 1.000 dinar ödemeyi pahalı bulduğunu belirten Radić, günde bir paket sigaranın 500 dinar, yani ayda 15.000 dinar tuttuğunu örnek verdi. Radić, arızaların zamanında önlenebilmesi için binaların daha büyük fonlara ihtiyaç duyduğunu, aksi halde sonradan çok daha yüksek onarım masrafları ödeneceğini sözlerine ekledi.