Ekstrem sıcaklıklar ve daha uzun Afrikalı hava dalgaları artık sadece hava durumu tahminlerinin konusu değil, aynı zamanda gayrimenkul pazarını doğrudan şekillendiren önemli bir faktör haline geldi. Bir zamanlar lüks olarak kabul edilen entegre klima sistemi, iyi yalıtım veya bol miktarda yeşil alan gibi unsurlar artık mutlak öncelik ve şart kategorisine girdi; çünkü ev satın almak veya kiralamak için artık bu unsurlar olmadan düşünülmüyor.

Emlak uzmanları, uzun süreli sıcak hava dalgalarının belirli konumların ve binaların cazibesini ciddi şekilde etkilediğini uyarıyorlar. Özellikle büyük şehirlerde, beton, asfalt ve koyu renkli çatıların güneş enerjisini yoğun bir şekilde emer ve gece soğumasını engellediği için "sıcaklık adası" etkisi daha belirgindir.

En şiddetli etki altında kalanlar son katlarda ve bodrum katlarında bulunan daireler, güney ve batıya bakan büyük cam yüzeyleri olan mülklerdir. Bu tür alanlar, çok sayıda tropikal gün boyunca dayanılmaz bir şekilde ısınır; bu nedenle uygun bir soğutma sistemi olmadan yaşam için neredeyse imkansız hale gelir.

Uzmanlar, ekstrem sıcaklıklarda bina mikro-koşulları ve davranışının gayrimenkul piyasası değerini giderek daha fazla etkileyeceğini belirtiyorlar. Bugün alıcılar sadece metrekare ve kat sayısını değil, aynı zamanda binanın uygun termal yalıtımına, soğuk çatılara, entegre klima sistemlerine ve çevredeki bol miktarda yeşil alanlara da dikkat ediyorlar; bu unsurlar doğal serinleme sağlar ve mikro lokasyonun sıcaklığını düşürür.

Klimatik değişikliklerin giderek daha belirgin olması alıcıları önceden düşünmeye zorladı. Uygun soğutma ve gece boyunca rahat bir iç ortam sıcaklığı artık sadece konfor meselesi değil, aynı zamanda organizmanın yenilenmesi ve insanların sağlığı için doğrudan etkilidir.

Bu nedenle uzmanlar, gelecek yıllarda etkili soğutma sistemleri kurulamayan veya aşırı ısınmaya maruz kalan evlerin değerini kaybedeceklerini ve alıcı ve kiracı bulmakta zorlanacaklarını öngörüyorlar.