Sırbistan'da yaklaşan genel seçimler, 2020'de 30 yıllık DPS iktidarının sona erdiği Karadağ seçimleriyle benzerlikler taşıyor. Eski Vijesti gazetesi genel yayın yönetmeni ve Vertikala podcast'inin yapımcısı Srdan Kosović, iki ülke arasındaki paralellikleri ve kritik farklılıkları değerlendirdi.

Kosović'e göre en belirgin benzerlik, seçimlerin uzun süreli bir lidere ve tüm iktidar sistemine yönelik referanduma dönüşmesi. Sırbistan'da kamuoyunda seçimlerin "Aleksandar Vučić'in iktidarda kalıp kalmayacağı" sorusuna indirgendiğini belirten Kosović, "Devlet mi mafya mı" gibi sloganların seçmen tercihini "evet-hayır" ikilemine sıkıştırmaya çalıştığını ifade etti. Karadağ'da da 2020 parlamento ve 2023 başkanlık seçimlerinde benzer bir mantığın işlediğini, çok sayıda seçmenin aslında Milo Đukanović'e karşı oy kullandığını kaydetti.

İkinci benzerlik, iktidarın zayıflama sürecinin seçim kampanyasından çok önce başlaması. Karadağ'da DPS'ye desteğin 2013'ten itibaren düşmeye başladığını aktaran Kosović, Sırbistan'da da benzer sinyallerin görüldüğünü belirtti. CRTA ve Stanford Üniversitesi'nin ortak araştırmasına göre cumhurbaşkanlığı kurumuna güven, Şubat 2023'te yüzde 60 iken Haziran 2026'da yüzde 35'e geriledi.

Karadağ'daki litija (dini yürüyüş) protestoları ile Sırbistan'daki öğrenci hareketi arasında da paralellik kuran Kosović, her iki hareketin de somut bir gerekçeyle başladığını ancak çok daha geniş bir memnuniyetsizliği dile getirdiğini söyledi. Karadağ'da Din Özgürlüğü Yasası, Sırbistan'da ise Novi Sad'daki çatı çökmesi protestoların tetikleyicisi olmuştu.

Seçim katılımı kritik eşik olarak öne çıkıyor. Karadağ'da 2020 seçimlerinde seçmenlerin yaklaşık yüzde 76'sı oy kullanırken, Sırbistan'da 2023 parlamento seçimlerinde katılım yüzde 59'un altında kaldı. Kosović'in görüştüğü analistler, katılımın yüzde 63'ün üzerine çıkması halinde Öğrenci Listesi'nin güçlü şekilde avantaj sağlayacağını öngörüyor.

Seçmen yapısında da belirgin bir değişim yaşanıyor. 2026 sonbaharına kadar yaklaşık üç yeni nesil oy kullanma hakkı kazanacak ve bu, en az 150 bin yeni seçmen anlamına geliyor. 2024 ve 2025'te 193 binden fazla kişi hayatını kaybederken, 2025'te ölenlerin beşte dördünden fazlası 65 yaş üstüydü. Öğrenci protestolarını 30 yaş altı grubun yüzde 87'si desteklerken, 65 yaş üstünde bu oran yüzde 31'de kalıyor.

Kosović, iki ülke arasındaki en önemli farklılıklardan birinin muhalefetin yapısı olduğunu vurguluyor. Karadağ'da 2020'de DPS karşıtı seçmenler üç farklı muhalefet listesi arasından tercih yapabilmişti. Sırbistan'da ise tek bir öğrenci listesinin bu çeşitliliği tek çatı altında toplaması gerekiyor.

Kilisenin rolü de belirleyici bir fark oluşturuyor. Karadağ'da Mitropolit Amfilohije aday olmamakla birlikte muhalefet seferberliğinin kilit aktörlerinden biriydi. Sırbistan'da ise Kosović'e göre Sırp Ortodoks Kilisesi'nin tamamına yakını, özellikle Patrik Porfirije ve "gölge patrik" olarak anılan Irinej Bački, Vučić'in yanında yer alıyor.

Medya ortamındaki fark da dikkat çekici. Karadağ'da iktidara yakın çok sayıda medya organı bulunmakla birlikte muhalif Vijesti gazetesi geniş kitlelerin ana bilgi kaynağıydı. Kosović, Sırbistan'da Đukanović'in hiçbir zaman Vučić kadar medya alanına hâkim olamadığını ve bu tür bir muhalif medya karşılığının bulunmadığını belirtti. Öğrenciler bu boşluğu sosyal medya, yürüyüşler ve küçük yerleşimlerde doğrudan temasla doldurmaya çalışıyor.

Seçim günü organizasyonu da bir diğer kritik fark. Karadağ muhalefeti, popüler olmayan liderlere rağmen sandık kurullarında deneyimli ve kararlı kadrolara sahipti. Sırbistan'da ise öğrenci seferberliği ile parçalı muhalefet yapıları arasında henüz tam bir bağlantı kurulamadı. Kosović, baskıların seçim gününden çok önce iş yerleri, miting katılımı ve "güvenli oy" kayıtları yoluyla inşa edildiğini, ancak bu kayıtların seçmenin perde arkasında kimi işaretlediğini ortaya koymadığını sözlerine ekledi.