İnsanlar en çok altı şey hakkında rüya görürler ve erkekler ve kadınlar tamamen farklı rüyalar görürler.

Simba teknoloji şirketi, Birleşik Krallık'ta ilk büyük rüya araştırmasını - "Rüya Sayımı" - gerçekleştirdi. Bu araştırmada, bir hafta boyunca 2.000 yetişkin katıldı. Sonuçlar, ulusun stres ve hayaller arasında bölündüğünü gösteriyor; bazıları anksiyete dolu kabuslardan, diğerleri romantik maceralardan veya özledikleri başarıdan rüya görüyor.

En yaygın rüya? Geçmişten bir kişiyle tekrar karşılaşmak ve romantizm.

Araştırmaya göre en sık görülen rüyalar şunlardı:

* Kabuslar genellikle kaçış, kayıp, düşme ve felç hissi içerir. Bu tür rüyalar, uyanık durumdan gelen yüksek stres seviyelerine işaret ediyor. * Kadınlar daha sık stresli durumları hayal ederken, erkekler daha çok gerçeküstü ve fantastik unsurlara sahip rüyalar görürler.

Araştırmacılar, gecikme, kaçış veya hapis gibi sık görülen rüyaların günlük anksiyeteyi yansıttığını belirtiyor.

Yaklaşık yarısı, ev veya okul gibi tanıdık yerleri hayal ederken, sadece %7, uzay istasyonları veya uçan adalar gibi fantastik dünyaları hayal etti. Ayrıca %18'i havaalanlarında, sokaklarda gibi halka açık yerlerde ve %11'i ormanlar, dağlar gibi doğal ortamlarda rüya gördü.

Kişisel ilişkiler, rüyaların içeriği üzerinde en büyük etkiyi bıraktı; üçte birinden fazla katılımcı tanıdıkları insanları hayal etti.

Araştırmanın bir diğer ilginç bulgusu "rüya dalgası" kavramıdır - en çok rüya, Cumartesi gecesi sonrası Pazar sabahı hatırlanır. Bunun, hafta sonu boyunca daha uzun süre uyuma ve bu nedenle daha yoğun REM aşamaları ve daha fazla rüya hatırası nedeniyle olabileceği düşünülüyor. Ayrıca "Pazar korkusu" - yaklaşan iş haftası endişesi - duygusal olarak yüklü rüyaların artmasına da katkıda bulunabilir.

Sonuç olarak, herkesin rüya hatırlayıp hatırlamadığı ortaya çıktı; %13'ü neredeyse her gece bir rüyayı hatırlarken, üçte biri neredeyse hiç hatırlamıyor.