Sırbistanlı Marisela Iglesijas, Los Angeles'ta yaşayan 48 yaşında bir kadındır ve kendini "Barbie" olarak tanımlar. İnsanların sonsuza dek genç kalma arzusunu tatmin etmek için alışılmadık bir yöntem kullanmaktadır: oğlunun kanını transfüzyon etmektedir. Marisela, plazma transfuzyonunun yaşlanmayı yavaşlatıp hücreleri yenileyeceğini savunur. Özellikle de oğlunun Rodrika'nın kanının bu amaçla daha etkili olduğunu düşünüyor.
Marisela'ya göre bu yöntem "uzun bir yolculuktan sonra su bulmak gibidir". Daily Star gazetesine verdiği demeçte, doktorların uyarılarına rağmen transfüzyonlara devam ettiğini belirtti. Marisela'nın oğlu Rodrika sadece annesine değil, 75 yaşındaki büyükannesine de kan bağışı yapmaya razı olmuştur.
Marisela, bu yolculuğuna "ana hücre terapisi" ile başladı ve daha sonra kendini "içsel iyileşme" arayışına adadığını söyledi. Marisela'nın genç kalma çabaları sadece kan transfuzyonlarıyla sınırlı değil; 99.000 dolar (yaklaşık 9 milyon dinar) plastik cerrahi ve kozmetik işlemlere de harcadı.
Marisela, insanların onu Rodrika'nın yaşlı kız kardeşiyle karıştırdığında bu tüm masrafların değerini görmüş olduğunu söylüyor. Bu durumun onun için en büyük övgü olduğunu ifade ediyor. Marisela, kan transfüzyonunun hücreleri gençleştirdiğini ve yaşlanmayı yavaşlattığını savunuyor; ancak tıbbi topluluk bu konuda şüpheci. FDA, plazma transfuzyonunun gerçek sağlık riskleri taşıdığını, enfeksiyonlar ve immün reaksiyonlara yol açabileceğini belirtiyor. FDA'nın 2019 yılındaki raporunda "Plazma transfuzyonu genç donörlerden alınan kan, klinik olarak onaylanmamış bir yöntemdir ve potansiyel olarak tehlikeli olabilir" deniyor.
Marisela, transfüzyon dışında da sağlıklı yaşam tarzı benimsemiştir: Pesketeryen beslenmektedir, et (balık hariç) tüketmez, her gün egzersiz yapar ve alkolden uzak durur. Marisela'nın sonsuz gençlik arayışı zorlu ve pahalı olsa da vazgeçmiyor. "Gençleşme zor bir süreçtir ama benim için sadece estetik bir ihtiyaç değil, yaşam tarzıdır" diyor.