Türkiye'nin doğusunda, Ararat Dağı yakınlarında bulunan ve gemiye benzeyen Durupınar oluşumunun altında radar taramalarıyla odalar, koridorlar ve tüneller tespit edildiği iddia edildi. Uluslararası bir araştırma ekibi, oluşumun doğal bir jeolojik yapı olmadığı görüşünde.

Andrew Jones'un kurucusu olduğu Noah's Ark Scans adlı organizasyon, yüzeyin altındaki radar taramalarında basit ve homojen bir kaya kütlesi yerine üç katman tespit ettiklerini açıkladı. Araştırmacılar bu katmanlarda odalar, koridorlar, düzenli desenler ve tünellerin izlerinin görüldüğünü belirtti. Ekip, yaklaşık 18 metre derinlikten alınan örneklerde zengin organik malzeme katmanları bulduklarını ve bunların geminin üst katmanlarının çürümüş kalıntıları olabileceğini savundu.

Araştırmacılar ayrıca oluşumun içinde, aynı yamaçta birkaç metre öteden alınan toprak örneğine kıyasla daha yüksek karbon yoğunluğu tespit edildiğini açıkladı. Ekip, "yüzde yüz doğrulandı" ifadesiyle oluşumun doğal değil insan yapımı bir nesne olduğunu iddia etti.

Ancak Durupınar oluşumunun gerçekten Nuh'un Gemisi'ne ait olduğu yönünde bağımsız olarak doğrulanmış bir kanıt bulunmuyor. Toplanan örnekler hâlâ laboratuvarlarda analiz ediliyor.

İddialar, 1587'de İtalyan soylu ve haritacı Urbano Monte tarafından çizilen bir dünya haritasının yeniden gündeme gelmesiyle birlikte dikkat çekti. 60 ayrı yaprağın birleştirilmesiyle elde edilen, yaklaşık üç metre çapındaki dairesel haritada, Nuh'un Gemisi'nin Ararat Dağları üzerinde durduğu küçük bir tasvir yer alıyor. Bu tasvirin konumu, günümüzde araştırmacıların gemi izlerini aradığı Durupınar oluşumuyla örtüşüyor.

Bağımsız araştırmacı Jimmy Corsetti, haritanın görüntüsünü paylaşarak Durupınar ile haritadaki tasvirin aynı konumda ve neredeyse aynı uzunlukta olduğunu vurguladı.

Monte'nin haritası, büyük coğrafi keşifler döneminde Avrupa'nın dünya tasvirini yeniden çizmeye çalıştığı bir dönemde üretildi. Harita, Kuzey Kutbu perspektifinden tasarlanmış olup merkezde Kuzey Buz Denizi yer alıyor.

Durupınar oluşumu, sıra dışı gemi biçimi nedeniyle uzun süredir tartışma konusu. Çoğu jeolog yapının doğal bir jeolojik oluşum olduğunu savunurken, bazı araştırmacılar farklı bir görüşü dile getiriyor. Noah's Ark Scans ekibi, modern radar yöntemleriyle bu hipotezi test etmeyi amaçladığını belirtiyor.