Sırp yazar Alekse Šantić'in ünlü "Emina" şiiri, yüzyıllardır okuyucuların kalbinde yankılanmaktadır. Şairin şiirinde tasvir edilen Emina'nın yüzü yıllarca sadece kelimelerle yaşayan bir figür olarak kaldı. Ancak şimdi, Emina'nın fotoğrafı sosyal medyada paylaşılarak herkese sunuldu.

Emina, efsaneye göre büyük şairin kalbini fethetmiş ve onun gerçekleşmeyen aşkıyla beslenen şiirle ölümsüzleştirilmiştir. Birçok kişi ilk kez lise yıllarında Šantić'in şiirleri aracılığıyla Emina'yı tanıdı, daha yaşlı nesiller ise sevda ustası Himzo Polovina'nın unutulmaz yorumuyla tanıştı.

Emina'nın fotoğrafını paylaşan Alima Ferović-Fazlić, praunukları olan Emina'nın hikayesini de anlattı. Fotoğrafta, Mostar'ın Brankovac semtinde bir avlu içinde 14 yaşındaki Emina su taşıyor. Şantić, zidin diğer tarafında onu izliyor ve derin bir özlemle bakıyor.

Bu tek bakış, büyük aşkın mitinin temellerini atmış. Šantić, Hristiyan bir Sırp ve Emina ise Müslüman bir ailenin kızı olarak yaşadıkları dönemde Mostar'da sosyal normlar nedeniyle birlikte olamazlardı. 1902 yılında "Kolo" dergisinde yayınlanan "Emina" şiiri, büyük aşkın sembolü olarak kabul ediliyor olsa da tarihsel veriler, daha çok genç komşusunun güzelliğine hayranlık duyan bir şairin ürünü olduğunu gösteriyor.

Şiiri okuduktan sonra Mostar halkı Emina'yı biliyordu ancak kimse konuşma cesaretini gösteremedi. Şiirin gücü her şeyi aşmıştı.

Ancak gerçek Emina, Şantić'in yarattığı şiirsel portreden çok farklı bir hayat sürdürdü. Şiiri popüler hale geldikten sonra Avdu Koluder ile evlendi ve on dört çocuk sahibi oldu. Çocuklarından sekizinin hayatta kalmasıyla mutlu bir aile hayatı yaşadı. Emina, hayatının geri kalanında çekingen bir şekilde ailesine odaklandı ve şiirini anlatan herhangi bir açıklama yapmadı. Sadece yaşlılık döneminde, şairin evlerinin yakınından sık sık geçtiğini ancak aralarında hiçbir konuşma olmadığını belirtti.

Deceniyllar boyunca Emina'nın gerçek yüzü bilinmedi. Şimdi ise Alima Ferović-Fazlić tarafından aile arşivinden çıkan fotoğraf sayesinde, aşkın sembolü haline gelen bir kadının yüzü ortaya çıktı.

Şiiri müzikle sevda geleneğine dönüştüren Himzo Polovina, 1960'larda "Emina" için ünlü bir versiyon sundu ve ek stihler de ekledi:

“Eski şair öldü, Emina öldü, sadece jasmin bahçesi kaldı…”

Bu stihler Alekse Šantić'in eserleri değil. İkinci Dünya Savaşı sonrası Mostarka Sevda Katica tarafından yazılmış ve Himzo Polovina tarafından yorumuna eklenmiştir. Bu versiyon, sevda geleneğinin en ünlü parçalarından biri haline geldi. Emina hikayesi ise asla gerçekleşmeyen aşkın sembolü olarak kalmaya devam ediyor.