Termostatta sıcaklığı yalnızca 1°C düşürmek ısıtma faturasını yüzde 6'ya kadar azaltabiliyor. Uzmanlara göre asıl tasarruf ise "21-18-16" kuralı olarak bilinen oda bazlı sıcaklık ayarıyla sağlanıyor.
Sıcaklığın 1°C düşürülmesi, ısıtma faturasında yüzde 6'ya varan bir indirim anlamına geliyor. Yıllık bazda hesaplandığında bu küçük değişiklik ev bütçesinde somut bir tasarruf yaratıyor. Ancak en büyük ve en akılcı tasarruf, mekânların "bölgelendirilmesi" yöntemiyle elde ediliyor.
"21-18-16" kuralı, bir odanın ne sıklıkla ve nasıl kullanıldığına bağlı olarak sıcaklığın farklılaştırılmasına dayanıyor.
Buna göre günün büyük bölümünü geçirdiğiniz oturma odası ve benzeri mekânlar 21°C'de ısıtılmalı. Bu değer, konfor ile ekonomiklik arasında ideal bir denge olarak görülüyor; daha yüksek sıcaklıklar gereksiz olduğu gibi yalnızca ek maliyet yaratıyor.
Yatak odasında ideal sıcaklık ise 18°C civarında. Daha serin hava hem daha iyi ve kaliteli bir dinlenmeye katkı sağlıyor hem de ek tasarruf imkânı sunuyor. Uzmanlar bazı kişiler için 16°C'ye kadar inen sıcaklıkların da uygun olabileceğini, buna karşılık 19-20°C sınırının aşılmasının uyku kalitesini olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor.
16°C ise yalnızca ara sıra kullanılan mekânlar için öngörülüyor: koridorlar, kilerler ve bodrumlar. En önemli nokta, 15°C'nin altına inilmemesi. Bu, nem yoğuşması ve evde tehlikeli küf oluşumunun başlayabileceği kritik sınır olarak gösteriliyor.
"21-18-16" kuralının uygulanması, tüm evde sabit ve aynı sıcaklığın korunmasına kıyasla ısıtma maliyetlerini yüzde 10 ila 20 oranında azaltabiliyor. Yöntemin ev halkının sağlığı üzerinde de olumlu etkisi olduğu belirtiliyor.
Bilimsel araştırmalar, sağlıklı bir uyku için ideal sıcaklığın 16-19°C aralığında olduğunu ortaya koyuyor. Bunun üzerindeki sıcaklıklar hafif uykuya, gece sık sık uyanmaya ve ertesi gün yorgunluk hissine yol açabiliyor. Buna karşılık genellikle yoğun fiziksel aktivite olmadan dinlendiğimiz oturma odasında, gerçek bir konfor sağlamak için biraz daha yüksek sıcaklık gerekiyor.