Kesme tahtaları ilk bakışta tamamen temiz görünse de soğan, sarımsak veya balık kokusunu üzerinde tutabiliyor. Bunun nedeni çoğu zaman tahtanın ne kadar süreyle yıkandığı değil, hangi yöntemle temizlendiği.

Neredeyse her gün kullanılan kesme tahtalarındaki yoğun yemek kokularını sade su ve deterjan her zaman tam olarak gideremiyor. Bu durum özellikle bıçak izleriyle kaplanmış ahşap ve plastik tahtalarda belirginleşiyor.

İki farklı temizleme yönteminin karşılaştırılması, bir tahtada kokunun yıkama sonrasında neden kaldığını, diğerinin ise ek bir işlemle neredeyse kokusuz kaldığını ortaya koyuyor.

Soğan ve sarımsak doğrandıktan sonra ilk tahta sıcak su ve bulaşık deterjanıyla yıkandı. Yüzeyi süngerle iyice ovuldu, durulandı ve kurumaya bırakıldı.

Tahta ilk bakışta tamamen temizdi; yiyecek artığı ya da görünür leke yoktu. Ancak kuruduğunda soğana özgü koku hâlâ hissediliyordu.

Bunun nedeni basit: Kullanım sırasında tahtanın yüzeyinde, yiyecek artıklarının ve yoğun kokulara yol açan bileşiklerin tutunabildiği küçük çizikler oluşuyor. Dolayısıyla tahtanın temiz görünmesi, tüm kokuların giderildiği anlamına gelmiyor.

İkinci tahta da önce su ve deterjanla yıkandı, ancak ardından bir adım daha uygulandı. Yüzeyine az miktarda iri tuz serpildi ve tahta yarım limonla ovuldu. Birkaç dakika sonra yeniden iyice durulanan tahta, dik konumda tamamen kurumaya bırakıldı.

Sonuç belirgin biçimde farklıydı; yoğun yemek kokusu önemli ölçüde azalmıştı. Bu işlemde tuz, yüzeydeki artıkların uzaklaştırılmasına yardımcı olan hafif aşındırıcı bir madde işlevi görürken limon asidi bazı istenmeyen kokuların giderilmesine katkı sağlıyor.

Ancak önemli olan yalnızca yıkama yöntemi değil. Tahtanın temizlendikten sonra nasıl saklandığı da büyük rol oynuyor.

Islak tahta hemen tezgâhın üzerine düz biçimde bırakılırsa alt yüzeyi daha yavaş kuruyor. Nem tutulması bayat koku oluşumuna, ahşap tahtalarda ise şekil bozukluğuna veya çatlamaya yol açabiliyor. Bu nedenle tahtanın dik ya da havanın her iki yüzeyde de dolaşabileceği şekilde bırakılması öneriliyor.

Ahşap tahtalar, üretici açıkça izin vermediği sürece uzun süre suda bekletilmemeli veya bulaşık makinesine atılmamalı. Yüksek sıcaklık ve fazla su ahşaba zarar verebiliyor.

Limon ve tuz yöntemi inatçı kokuların giderilmesinde işe yarayabilir, ancak düzenli yıkamanın yerini almamalı. Çiğ et, balık veya kümes hayvanıyla temas sonrasında iyice temizlik özellikle önem taşıyor; çünkü amaç yalnızca kokuyu gidermek değil, aynı zamanda gıda güvenliğini sağlamak. İlgili malzemenin temizlik ve dezenfeksiyonuna ilişkin üretici önerilerine uyulması gerekiyor.

Çiğ et ile ısıl işlem görmeden tüketilen gıdalar için ayrı tahtalar kullanmak da pratik bir önlem.

Yüzeyi temizlenmesi zor derin çiziklerle dolmuş, şekli bozulmuş ya da yiyecek artıklarının tutunduğu çatlaklar oluşmuş bir tahtanın değiştirilmesi gerekiyor.

İki tahta arasındaki fark, ek bir dakikalık temizliğin, sıradan deterjanın tam olarak gideremediği kokuyu ortadan kaldırmaya yetebileceğini gösteriyor.