Kıymetli metal piyasalarında önemli bir değer kaybı yaşandığı belirtildi. Yeniden artan jeopolitik gerilimlerin kıymetli metal fiyatlarını olumsuz etkilediği kaydedildi. Gümüşün yüzde dörtten fazla keskin bir düşüş yaşadığı, altının ise ons başına 4.700 doların altına gerilediği ve ocak ayındaki rekor seviyesinin yüzde 16 altında kaldığı aktarıldı. Bu düşüşün temel nedenlerinden birinin enflasyon beklentileri ve bunun sonucunda oluşan faiz oranları üzerindeki baskı olduğu vurgulandı. Öte yandan, altının son 10 yılda fiyatını neredeyse dört kat artırdığı, ortalama yıllık yüzde 15'e yakın bir büyüme oranı gösterdiği, bunun hisse senetleri için bile yüksek bir oran olduğu belirtildi. Bu nedenle, mevcut durumun kâr realizasyonunun bir sonucu olmasının şaşırtıcı olmadığı aktarıldı. Altının dünya genelindeki merkez bankası rezervlerinde giderek daha önemli bir rol oynadığı ve halihazırda yüzde 24'lük bir paya sahip olduğu bildirildi. Son dönemde altının, ABD tahvillerinin payını bile geride bıraktığı açıklandı. 2015 yılının son çeyreğinde ise durumun tamamen farklı olduğu kaydedildi. O dönemde merkez bankası rezervlerinin üçte birini tahviller oluştururken, altının payının sadece yüzde 9 olduğu belirtildi.